Geçmiş , insanların kendisinden geçtikleri yerde öylece duruyor olabilir ama bildiklerimiz , duygularımız, düşüncelerimiz sürekli tekâmül ettiğine göre birebir aynısını , kendi yaşantımız için bile tekrar edemeyiz öyle değil mi ? Belki de bu yüzden yeniden inşa etmekten başka çaremiz kalmıyordur , kim bilir ?
Neticede iki sevgili birbirinden öylesine ayrılıp kopmuştu ki en uzak yıldızların irtifasını alabilen usturlap bile kifayet edemezdi aralarındaki mesafeyi ölçmeye .
Geçip gitmek dediğimiz şey , varlık dünyasında iz bırakarak varoluştan kesilmek demek değil miydi ? Bu durumda gelecek de daha iz bırakmamış olan demek oluyordu .