Dadal Ugan

Dadal Ugan
@DadalUgan
Yeryüzünde insan için en utanç verici eylem adalet ve özgürlük için mücadele etmesidir. The most shameful act for man on earth is the struggle for justice and freedom. Dadal Ugan Instagram: Dadal Ugan
Düşünüyor
İstanbul
İstanbul
99 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
OVİDİUS MÜZAKERESİ - Distopya
2060'lı yıllar:       Bir Distopyanın Beyaz Gölgesi:    Issız dağ yamacında gizemli bir motel işletmesi: Makedon göçmeni motel patronu, Afgan kökenli bir müdür, Suriyeli bir mutfak şefi, Özbek asıllı bir temizlikçi kadın, Afrika kökenli dilsiz bir genç ve tüm bunların yaşam alanını, yemek yedikleri kaplarını temizleyen Diyarbakırlı bir bulaşıkcı... Anlamanın güç olduğu, gerekliliği şüpheli fakat bir ülkenin içine düştüğü vahim durumu da adeta bir absürt parodiyle resimleyen ve gerçekte kimin ne iş yaptığı bilinmeyen muamma dolu, sinirleri harabeden bir müzakere... Çoktandır başlarına bela olmuş, artık ülkede yerleşik hayata geçmiş olan, gitmeyi düşünmek yerine sayıları on milyonları bulan mülteciler... Ve yıllar sonra, tarih 2071'i gösterirken, kendisine öz vatan kabul ettiği topraklarına geldiğinde ona yabancılık çeken, hayal ettiği o aydınlanmayı kendi toplumuna getirmek için elinden hiçbir şey gelmeyen, gizemli bir kardeş...       Adı konmuş bir müstemlekeliğin fecaati altında, geri dönüşü olmayan tükenmişliğin fırtınasına kapılarak öz benliğini yitirmiş, dünyanın keskin değişimine iyi olan hiçbir şey elde edemeden uyum sağlamak zorunda kalmış bir ülke, bir devlet.       Ovidius Müzakeresi, otoriter bir devlet yönetiminin, ister iyi eğitimli, iseterse eğitimsiz olsun, hükmettiği kitleleri onlara sormaksızın, (fakat fikirlerini sözde beyan etmelerine izin verdiği görüntüsü altında) nasıl Makyavelist ve teslimiyetçi yaşam biçiminin figüranları haline getirdiğinin işaretlerini taşıyor.  Bununla birlikte, toplumun her yönüyle sömürülen bir millete nasıl dönüştürüldüğünün sürecini, aşamalarıyla nasıl ilerlediğini anlatmak yerine, unutulmaması gereken kimi detayları hatırlatarak, sürecin acı sonucuna değiniyor. Kitap aynı zamanda, başlarına gelen her olumsuzluğa mizahi
Reklam
ZAMAN ÖLDÜ Dağlar hep yerli yerinde, hep yüce, Oysa bilmez kimse, suların sesi yok, Hakikat yozlaştı, yabancılaştı özüne, Rüzgarlar kuvvetlice eser de, Karlar zirvelere yağar, düşmez düzlüğe. Yıldızlar geceleri görünür hep, Güneş gündüz öfkeli, yakar tabiatı, Okyanuslar kaynıyor, dumanı tüter, Faydalar zarara dönüştü, artık yok eder, Kimse bilmez, her şey azalarak biter. Ağaçlar yemişsiz, gülmez yüzümüz, Yüreklerde nefret, toprağa kan düşer, Anne babalar yük oldu, değişti devir. Duyulmaz feryatlar, çığlıklar susmaz, Ölümler sıradan, doğumlar umut değil. Vadiler kalır da çiçekler görülmez, Kuşlar açlığa boyun eğmiş, dünyayı terk eder, Tüm yaşamlar soldu, can dirilmez, Filizlense yeni otlar, kıymeti bilinmez, Zaman Öldü artık, hiçbir şey geriye dönmez.
"Evlilikler, güzelliklerine kapıldığımız bedenlerle değil, bizi olgunlaştıran düşüncelerle yapılmalıdır."
Dünya sokak hayvanları günü...
Reklam