Ben ve Ben

Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Bir yaşında bir çocuk için sorun olan, çocuk üç yaşına geldiğinde artık sorun değildir" diye yanıtladı. "Ama üç yaşındakinin kendi sorunları vardır ve bu sorunlardan çoğunu bir yaşındaki çocuk kavrayamaz. Bu böyle sürüp gider, yedi yaş sorunları üç yaşındaki çocuk için anlaşılır değildir. İnan, bu nedenle her bilinç düzeyinin uğraşması gereken kendi konuları var. Bunlar sorun olarak görülürse, giderek daha karmaşık olur, daha güçleşirler. Gelişmek için seçilmiş fırsatlar olarak kabul edilirlerse, çözümlerini bulmak, onlarla gerçekten uğraşmak ve bu yaşam oyunuyla büyümek keyiftir." "Ama sonuçta tam bir makro farkindalığa erişince bütün bunlar bitecek, değilmi?" diye sordum. Güldü. "Tam bir Makro farkindalık tüm sorunların, tüm üzüntülerin, düş kırıklıklarının, acıların, cehaletin, çirkinliklerin, hastalıkların, tüm zamanlardaki ve her yerdeki bütün diğer olumsuzlukların deneyimlenmesidir. Bu durum tamamen Makro bilince ulaşmamış biri için cehennemdir. Ama gerçek bir Makrofarkındalıkla bakıldığında, hep var olmuş veya hep var olacak tüm olumlu niteliklerle kurulmuş tam bir dengedir; düş kırıklığı ve sıkıntı içindeki verimsiz mikro varoluşun tersine, mükemmel olan budur." "Peki" dedim, "söylediklerine inanıyorum. Ama ben bu çok sınırlı mikrodüzeyimle mümkün olduğu kadar hızlı gelişmeyi nasıl öğrenebileceğim?" "Biz yaparak, tehlikeleri göze alarak, başarısızlıklara uğrayarak, ancak ondan sonra başararak öğreniriz" dedi. "Hatalarımızın ve başarısızlıklarımızın yardımıyla gelişir, ilerleriz. Başarısızlığın, başarının öbür önemli yarısı olduğunu göremezsek, başarısızlıktan sakınmaya çalışırız ve böyle yaparken başarıyı da yitiririz." "O halde sanırım" dedim, "becerebildiğim ölçüde herkesle çok yakın ilişkiye girmem gerek, bu da birçok risk ve başarısızlığı birlikte
Sayfa 91·Kitabı okudu
İnsan ve Hayat
' "Kendimi kazara yedinci sınıfa gelmiş birinci sınıf çocuğugibi hissediyorum. Bu dersler bana erişilmez görünüyor. Sınıf arkadaşlarım beni küçümsüyor olmalılar, çünkü benden çok daha genç olmalarına rağmen,gelişmişlik açısından millerce önümdeler. "Oh Jon, bu doğru değil," dedi Carol yalvaran bir tonda. "Hepimiz seni seviyor ve olduğun gibi kabul ediyoruz. Seni birbirimizi yargıladığımızdan fazla yargılamıyoruz. Hepimiz eşit değerdeyiz ve herkes ikinci veya daha üst bilinç düzeylerine çıkmadan önce birinci düzeyde olmak zorunda. "Ben Carol'un sözlerini yanıtlamayınca, Rana "Görüyorsun Carol" dedi. "Jon senin onu koruduğunu düşünüyor. Devlerin arasında bir cüce olarak kabul görmek istemiyor. Bir dev olmak istiyor, ama bunun mümkün olabileceğine de inanmıyor." "Nasıl mümkün olabilir? Sizin eğitim sisteminiz gelişmekte olan Makro adam için tamamen özendirici, sevgi ve anlayış dolu mükemmel koşullar hazırlıyor; öte yandan ben nasıl mikro adam olunacağını öğrenmek için tam yirmi yedi yıl harcadım." Sözlerimin korkunçluğunu fark ederek sustum. Lea bir yana, Alfa eşimle veya diğer Alfa üyelerinden biriyle bile aynı bilinç düzeyine gelmemin mümkün olmadığını kendi kendime kabul ve itiraf etmekteydim. 2150'de sürekli kalma gibi tatlı düşlerden uyanıp, bunun tamamen imkânsız olduğu gerçeğini kavramak enerjimi damla damla tüketti. Bedenim kendi ağırlığıyla ezildi. Boğazımda bir sızı duydum. Birden yüzüm göz yaşlarımla ıslandı. Artık Carol'u ve Rana'yı bulanık görüyordum. Rana, "Ne zaman merhamet değil de gerçekten yardım istersen, o yardımı mutlaka alacaksın" diyordu. Ama yorgundum, çok yorgun...' Thea Alexander - M. S. 2150
Sayfa 84·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
'Öylesine garip bir çıkmaza girmiştim ki, kendime hafiften gülmeye başladım. -Sınırlı ve yetersiz olduğuna, sonunda başarısız olacağına- inanmış tam bir mikro adam örneğiydim. Bir umut ışığı, bir çıkış yolu bulabilmek için enine boyuna düşündüm. Kişisel tekâmül konusunda gelmiş geçmiş en büyük rehberlerden biri, "İsteyin, o size verilecektir; arayın,bulacaksınız; kapıyı çalın, size açılacaktır" demişti. Bunu daha etkili biçimde söyleyemezdi ve ayrıca, "küçücük bir hardal tohumu kadar inancın varsa, dağları yerinden oynatabilirsin" de demişti. Bu, Makrodevler için doğru diye düşündüm, ama kör şeytan, benim gibi mikro cüceler, değil dağları oynatmak, dilekte bulunmaya yetecek inancı bile nasıl edineceklerdi? Yine de... yardım istersem -gerçekten yardım istersem- Makro toplumdan daha uygun bir ortam seçemezdim. Belli ki, benim bildiğimden ve anladığımdan çok daha fazlasını biliyor ve anlıyorlardı. Belki benim de bir dev olmamı sağlayacak yardımı nasıl yapacaklarını biliyorlardı, böylece onlarla eşit düzeyde yaşayabilirdim... belki...' Thea Alexander - M. S. 2150
Sayfa 86·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular