Beni sürdüğün bir toprak parçası.
Gittiğim her yerde ihtilaller var.
Üstümde hırka boynunda atkı,
Beni sürdüğün buzdan bir yer var.
Kanlı canlı bu yer benim bir parçam.
Hava alaca karanlık ve beyazdan hırkam.
Üstümde kıvılcımlanan hatıranla,
Beni sürdüğün buzdan bir yer var.
İçebilsem keşke unutturacaksa dünyanın bütün şarabını.
Dalarım o vakit çocuk kokusu tüten oyunlarıma.
Mutlak bir çalkantıda mayalanmış kader şarabımız.
Sallandıkça zehir, sallandıkça ateş ve tuz üzerine yaramız.
Kör edilmişiz, kalbimiz kör kalbimiz.
Nefes almak için kıvranmaktayız bugün biz.