Damla Savur

Damla Savur
@DamlaaSavur
Öğrenci
Üniversite
İzmir
9 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
8/10
·335 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
Ziya Gökalp ve Sosyolojik Düşünce Sistemi, Gökalp, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş döneminde, Atatürk’ün yakınında yer almış ve ümmetten-millete, imparatorluktan Cumhuriyete geçişte düşünce ve görüşleriyle katkıda bulunmuştur. Eserin içeriğinde, Gökalp’in sosyolojisinde laiklik ve islamlaşma, iki kültür teorisine, ulus-devlet oluşumuna, aydın modellerine, Türk kimliğine yaklaşımına ve Gökalp sonrası düşünce akımlarına yer verilmiştir. Eser, Osmanlı Devleti’nin parçalanma döneminden (1908) Gökalp’in ölümüne kadar olan süreyi kapsamaktadır (1924). Osmanlı topraklarında ve sonrasında Türk topraklarında geçmektedir. Eserin ana konusu, "Türkleşmek, İslâmlaşmak, Muasırlaşmak" olarak belirlediği 3 temel ilke üzerinden Gökalp’in Osmanlı döneminden Cumhuriyet yıllarına dayanan, sosyolojik düşünce tarzıdır. Sosyal bilim disiplini olarak, tarihten, siyaset biliminden ve en önemlisi Gökalp sosyolojisinden yararlanılmıştır. Günümüz Türk toplumunda, Gökalpçi bir düşünce sisteminin yeniden inşası ve Kemalist Sistemin Asli Unsurlarına dönüşümü, bir emanisipasyon sosyolojisinin temel konfigürasyonlarını oluştururlar. Özet Gökalp, Türk kültür tarihinde imparatorluk konumundan, ulus gerçeğine yönelen, bu amaçla Türk toplumunun yeniden restorasyanunu başlatan bir sosyal bilimcimizdir. Bu ifademizde, gözlendiği üzere, ilkin imparatorluktan millete geçiş, sonra milli kimliğin yükselişi veya biz kimiz gerçeği, nihayet milletleşme olgusu olmak üzere, üç eğilim yer almaktadır. İlki, imparatorluktan millete geçiş veya ulus-devlet oluşuna yöneliş. Ulus-devlet düşüncesi, 1800’ler sonrası imparatorluk olgusunu aşan, dil-düşünce gibi bir ortak paydada birlikte yaşayan insanların oluşturdukları bir toplumsal gerçekti. Gökalp bir imparatorluk düşünürü olarak, Batıda ortaya çıkan
1000Kitap
Ziya Gökalp ve Sosyolojik Düşünce SistemiOrhan Türkdoğan · Çizgi Kitabevi · 20156 okunma
Reklam
8/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
Hugo Grotius, Savaş ve Barış Hukuku adlı eserin yazarıdır. Eser, savaş kavramı ile ilgilidir. Savaşın, temel tanımından itibaren tüm detaylarıyla açıklaması yapılmıştır. Finalde ise, her savaşın barış umuduyla yapılması gerektiğinden bahsedilmiştir. Eser, 3 bölümden oluşmaktadır. Savaş ve Barış Hukuk adlı eserde, siyaset biliminden, hukuk ve felsefeden yararlanılmıştır. Eserde, yazar okuyucuyla diyalog halinde anlatım yapmıştır. İspat ile yanlışlama yöntemine yer verilmiştir. Özünde yanlış olduğunun kanıtlanabilme ihtimali olduğu için yanlışlama yöntemi vardır. Savaş hukuku ile ilgili belli kurallar maddeler oluşturulmuştur. Yazarın, bilgileri tanımlamaları ve öznel bazı yorumları vardır. Eser, genel anlamda dağınık metinlerden oluşsa da alt başlıklar ve belli bir sıralama ile düzen getirilmeye çalışılmıştır. Alt başlıklar bir veya iki cümlelik tanımlardan oluşturulmuştur. Açıklamaları ise maddeler halinde, kısa ve öz yazılmıştır. Tanımlamalara sıkça yer verilse de öznel anlatım ağır basmaktadır. Tanımlayıcı ve açıklayıcı yöntemler sıkça kullanılmıştır. Açıklamalarda öznel anlatımlar yer almaktadır. Örneklemeler yaparak anlatım güçlendirilmiştir. Marcus Tullius Cicero’nun düşüncelerine sıkça yer verilmiştir. Alt başlıkları sorulardan oluşturarak soru-cevap yöntemiyle anlatım sağlanmıştır. Anlatımlarda bazı kısımlar eksik yazılmıştır. Uzun açıklamalardan kaçınılmıştır. İspatlama yaparken yanlışlama yöntemi kullanılması bilgiyi net bir şekilde anlamamıza yardımcı olmuştur. Bilginin doğruluğuna karşılık belli örneklemeler yaparak, eserin anlaşılması kolaylaştırılmıştır. Hem öznel ifadeler hem de nesnel ifadeler mevcuttur. Öznellik ağır basmaktadır. Eserde, yazarın kullandığı dil ve üslup, yalın ve açıktır. Süslü cümlelerden kaçınılarak söylenilmek istenilen net bir
1000Kitap
Savaş ve Barış HukukuHugo Grotius · Say Yayınları · 201125 okunma
7/10
·477 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
Osmanlı’nın Çöküşü; Ortadoğu’da Büyük Savaş 1914-1920. 20.yüzyıl başlarına gelindiğinde kendilerine Jön Türkler adını veren bir grup yurtseverin iktidara gelmesiyle birlikte, Osmanlı İmparatorluğu’nu son ve en büyük savaşına sokacak olan eşi benzeri görülmemiş bir karışıklık dönemine girdiler. Kitabın içeriğinde, Osmanlı’nın kaderini belirleyen savaş boyunca mücadele ettiği tüm cepheler inceleniyor. Savaş taraflarının planlarından ve stratejilerinden bahsediliyor. Topyekün savaşın açtığı sorunlara ve azınlıkların bu savaştaki durumlarına değinilmiştir. Eser, 1914-1920 yıllarındaki Birinci Dünya Savaşı zamanlarını kapsıyor. Mekan olarak Avrupa ve Ortadoğu’da geçmektir. Avrupa’yı kapsayan bu savaş Osmanlı’nın da savaşa girmesiyle tüm dünyayı etkisi altına alıyor. Yüzyıllarca hükmetmiş muazzam bir imparatorluğun Birinci Dünya Savaşı’yla beraber içine girdiği çöküş süreci ele alınmıştır. Osmanlı’nın kaderini belirleyen savaş boyunca mücadele ettiği tüm alanlar incelenmiştir. Sosyal disiplin olarak, tarihten ve siyaset biliminden yararlanılmıştır. Birinci Dünya Savaşı zamanında, Osmanlı’nın mücadele biçimi, birçok arşiv ve belgelerdeki bilgilerden yararlanılarak okuyucuya sunulmuştur Osmanlı İmparatorluğu 1908 ve 1913 yılları arasında ciddi iç ve dış tehditlerle karşı karşıya kaldı. Avrupalı emperyal güçler ve yeni oluşan Balkan devletleri Osmanlı toprağı peşine düşerek Türklerle savaşa girdiler. Ermeni ve Arap komitacılar ise zayıflayan Türk devletinden daha fazla otonomi elde etme arayışındaydı. 1914’e giden yıllarda Osmanlı hükümetinin gündemine hakim olan bu meseleler Osmanlıların Büyük Savaşı’nın temellerini atmaktaydı. II.Abdülhamid döneminde, İmparatorluk Rusya ile yıkıcı bir savaşa girdi. Rusya’nın yayılmacı emelleri vardı. Osmanlılar, Ocak 1878’de
1000Kitap
Osmanlı'nın ÇöküşüEugene Rogan · İletişim Yayınları · 20177 okunma
10/10
·168 syf.··
2021 2. kitabı
Türkiye’de Siyasal Kültürün Resmi Kaynakları / Cilt 1 Atatürk’ün Nutuk’u. ‘’Türkiye’de Siyasal Kültürün Resmi Kaynakları’’ üzerine hazırlanan dört bölümlük bir çalışmanın birinci cildidir. Bu cilt, Nutuk’ta söylenen, Atatürk’ün Nutuk’u üzerinedir. Yazarı, bu konu üzerinde çalışmaya yönlendiren düşünce, Cumhuriyet Türkiye’sinin ilk otuz formatif yılı doğru anlaşılmadan, çağdaş Türk siyasal kültürünün ve yaşamının da iyi anlaşılamayacağı düşüncesidir. Yazar, bu yüzden Nutuk eserinden yararlanarak bu dönemin daha net algılanmasını sağlamaya çalışmıştır. Bu eser, Atatürk’ün Nutuk’u ile ilgili bir metin incelemesidir. İçerisinde Atatürk’ün özelliklerinden, düşüncelerinden ve verdiği kararlardan bahsedilmiştir. Önemli bazı olaylar alt başlıklar altında ayrı ayrı incelenmiştir. Eser, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışına kadar olan dönemi kapsıyor. Mekan olarak Türkiye’de geçmektedir. Ana konusu, Nutuk metni, daha doğrusu Nutuk’un ‘kritik metinleri’, Atatürk’ün tarihsel ve toplumsal ortamı ile kişiliğinin ve tüm görüşlerinin/eserinin bütünlüğü bağlamında değerlendirilmesidir. Eser de bazı dönüm noktası olayları ve Atatürk’ün liderlik özellikleri üzerinde yoğunlaşılmıştır. Sosyal bilim disiplini olarak tarih felsefesi ve siyaset biliminden yararlanılmıştır. Psikoloji ve sosyoloji alanında halkın tepkilerini irdelemiş ve Atatürk’ün içinde bulunduğu durum daha net anlaşılmaya çalışılmıştır. Nutuk’taki bazı kritik metinlerin incelenerek, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışına kadar olan döneme kadar söylenenlerin ne olduğunu saptanmasına çalışılmıştır. Atatürk’e göre Nutuk, bir ön-düşüncenin, belli bir askeri-siyasi projenin zaman içinde uygulanmasının öyküsü ve savunucusudur. Nutuk sahibi, büyük bir adam, lider ve Türkiye’nin kurucusudur. Bir karar vardır;
1000Kitap
Türkiye'de Siyasal Kültürün Resmi Kaynakları / Cilt 1Taha Parla · Deniz Yayın · 200814 okunma