Ziya Gökalp ve Sosyolojik Düşünce Sistemi, Gökalp, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş döneminde, Atatürk’ün yakınında yer almış ve ümmetten-millete, imparatorluktan Cumhuriyete geçişte düşünce ve görüşleriyle katkıda bulunmuştur. Eserin içeriğinde, Gökalp’in sosyolojisinde laiklik ve islamlaşma, iki kültür teorisine, ulus-devlet oluşumuna, aydın modellerine, Türk kimliğine yaklaşımına ve Gökalp sonrası düşünce akımlarına yer verilmiştir. Eser, Osmanlı Devleti’nin parçalanma döneminden (1908) Gökalp’in ölümüne kadar olan süreyi kapsamaktadır (1924). Osmanlı topraklarında ve sonrasında Türk topraklarında geçmektedir.
Eserin ana konusu, "Türkleşmek, İslâmlaşmak, Muasırlaşmak" olarak belirlediği 3 temel ilke üzerinden Gökalp’in Osmanlı döneminden Cumhuriyet yıllarına dayanan, sosyolojik düşünce tarzıdır. Sosyal bilim disiplini olarak, tarihten, siyaset biliminden ve en önemlisi Gökalp sosyolojisinden yararlanılmıştır.
Günümüz Türk toplumunda, Gökalpçi bir düşünce sisteminin yeniden inşası ve Kemalist Sistemin Asli Unsurlarına dönüşümü, bir emanisipasyon sosyolojisinin temel konfigürasyonlarını oluştururlar.
Özet
Gökalp, Türk kültür tarihinde imparatorluk konumundan, ulus gerçeğine yönelen, bu amaçla Türk toplumunun yeniden restorasyanunu başlatan bir sosyal bilimcimizdir. Bu ifademizde, gözlendiği üzere, ilkin imparatorluktan millete geçiş, sonra milli kimliğin yükselişi veya biz kimiz gerçeği, nihayet milletleşme olgusu olmak üzere, üç eğilim yer almaktadır.
İlki, imparatorluktan millete geçiş veya ulus-devlet oluşuna yöneliş. Ulus-devlet düşüncesi, 1800’ler sonrası imparatorluk olgusunu aşan, dil-düşünce gibi bir ortak paydada birlikte yaşayan insanların oluşturdukları bir toplumsal gerçekti. Gökalp bir imparatorluk düşünürü olarak, Batıda ortaya çıkan