O hikayeden de anlamıştım, insanın anadili, üstelik bir de sür- gündeyse eğer, ağza doldurulmuş bir avuç çivi gibidir. Dolu- dur ama batmaz nedense. Sivridir, gezinir dilinin ucunda ama yaralamaz. Inceden değer diline, dişine belki ama oradan kalbin en tenha ve hassas yerlerine gider, oraya batar!