Qalib

"Dunk, lordumu ıvır zıvır şeylerle oyalama," dedi Bennis. "İçlerinden bir aptala dersini verdim zaten, hepsi bu kadar." Sör Eustace Bennis'e keskin bir bakış attı. "Nasıl bir dersmiş bu?" "Kılıçla verilen bir ders lordum. Yanağından ufak bir kan akıttım hepsi o kadar."
Sayfa 22·Kitabı okudu
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
döner ve Menzil, böylece Lannister işgalinden kurtarılmış olur." Yaşlı adam elindeki kırık kalkanı, adeta bir bebeği okşar gibi şevkatle okşadı. "Öyle Lordum," dedi Bennis boğuk bir sesle. "Bugünlerde böyle adamlara ihtiyacımız var. Dunk ile ben nehrinize bakmaya gittik lordum. Nehir bir kemik kadar kupkuru ve sebebi de kuraklık değil."
Sayfa 21·Kitabı okudu
Alıntı
"Lordum," dedi Dunk. Osgrey hanesi yüzyıllardır lordluk unvanına sahip değildi ancak öyle seslenmek Sör Eustace'e hanesinin eski ihtişamlı günlerini hatırlatır, onu mutlu ederdi. "Bu nedir?" "Küçük Aslan'ın kalkanı," dedi yaşlı adam kalkanın kasnağını ovup pasları çıkarırken. "Sör Wilbert Osgrey, öldüğü savaşta bu kalkanı kullanmıştı. Eminim hikayesini biliyorsundur."
Sayfa 20·Kitabı okudu
Alıntı
toprağın hemen üzerinde yükselen dört kata sahipti. Üstten iki katın pencereleri ile balkonu var iken, alttaki iki katta, duvarın içine doğru oyulmuş, saldırı anında okçuların savunma amaçlı siper alacağı mazgallar vardı. İçerisi serin ancak karanlıktı. Bu yüzden Dunk, gözlerinin karanlığa alışması için bekledi. Sam Stoops'un karısı şöminenin önünde diz çökmüş, külleri temizliyordu. "Sör Eustace yukarıda mı yoksa aşağıda mı?" diye sordu Dunk ona.
Sayfa 19·Kitabı okudu
Alıntı
yürüyebileceği genişlikteydi. Yokuş yukarı çıkarlarken o önde, Bennis ise Dunk'ın hemen arkasındaydı. Dunk, yokuşun sonunda kafasında sarkık bir hasır şapka ile bir taşın üzerinde dikilen Egg'i gördü.
Sayfa 18·Kitabı okudu
Alıntı