George R. R. Martin

George R. R. Martin

YazarDerleyen
8.9/10
6.509 Kişi
·
20.880
Okunma
·
1.203
Beğeni
·
20434
Gösterim
Adı:
George R. R. Martin
Tam adı:
George Raymond Richard Martin
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
New Jersey, ABD, 20 Eylül 1948
George Raymond Richard Martin (d. 20 Eylül 1948), Amerikalı yazar ve fantezi, korku ve bilim kurgu senaryo yazarı. Kendisi en çok Türkçe'ye Buz ve Ateşin Şarkısı olarak çevrilen ve daha sonra Game of Thrones adıyla dizisi çekilen A Song of Ice and Fire isimli epik fantezi roman serisinin yazarı olarak bilinir. Martin, Time tarafından "2011'in en etkili 100 kişisi" arasına seçilmiştir.
847 syf.
·4 günde·9/10
Şimdiye kadar okuduğum en iyi fantastik kitaptı diyebilirim. Detayları inanılmaz sarsıtıcı, karakterler özenle yaratılmış, kurgusu kusursuz . Beklentilerinin çok çok üstünde bir kurgu ve bir anlatıma sahip. Bugüne kadar okuduğum bu tarz kitapların hepsini gölgede bıraktı.
847 syf.
·Beğendi·9/10
Açık arayla en sevdiğim kitap. Ardından yüzüklerin efendisi iki kule geliyor. Fantastik kitap sevenlerin mutlaka okuması gereken ilk kitap bence. Konusu olsun karakterler olsun akıcılığı olsun bin kere okusam da bıkmam
850 syf.
·Beğendi·10/10
https://youtu.be/ECewrAld3zw

8. Sezon'a A song of ice and fire'ın dizisinin son sezonuna doğru yaklaşıyoruz. Şunu samimiyetimle söyleyebilirim daha dizi dünyasına böyle bir eser gelmedi.(Bakalım yüzüklerin efendisinin dizisi nasıl çıkacak??) Fantastik evrenler seviyorsanız izleyin, izlettirin.

Şimdi seri tabi ki de dizi ile daha çok kitleye hitap etti. Diziyi izleyen arkadaşlarımız yav zaten biliyoruz ne gerek var kitap okumaya falan. Bu kitap bu dediginizi haklı çıkarır. Küçük küçük farklar haricinde ilk kitabın dizinin ilk sezonu ile bir farkı yok. Olay ikinci kitaptan sonra başlıyor. Yani diziyi izleyip kitaba başlayan arkadaşlar lütfen ikinci kitabın sonuna kadar okuyun.

Neyse seri 7 büyük hanenin hikayelerini anlatıyor. Bu hanelerin taht oyunlarını konularını ele alıyor. Konu böyle basit açıklanabilir bana kalırsa.

Seri çoğu zaman yüzüklerin efendisi ile karşılaştırılır. Tolkien reis kitap yazmayı bir hobi olarak görüyordu. Ama bu serinin yazarı o şekilde görmüyor.
Yüzüklerin efendisi ne kadar aşık olsam da iyiliğin ve kötülüğün hikayesini anlatıyor. Karakterler siyah beyaz şeklinde. Ya kötü ya iyi.
Ama a song of and fire serisi böyle değil. Karakter diyalogları, betimlemeler, karakter değişimleri, gri karakterler, şehirlerin içlerinde yaşanan olaylar. Bunlar o kadar iyi tasarlanmış ki yazara kufrettiginiz yerler oluyor Yani kitap bir bakıma tolkienin dinsel kitabı olarak tasvip ettiğim silmarrilion'a benziyor.

Kısacası fantastik sever iseniz kesinlikle okumanız gereken bir seri. Tolkien ne kadar kusursuz bir evren yaratıcı ise George R.R Martin o kadar kusursuz karakter, diyalog yaratıcısıdır bana göre Uyarı yapayım birde dizi son sezon olucak. Son 3 sezonda kitaptan çok ayrıldı dizi. Ama büyük ihtimalle yazar seriyi bitiremeyecek
850 syf.
·Beğendi·9/10
Bu zamana kadar okuduğum fantastik romanların arasında en farklısını okudum diyebilirim. Yazarın kendi oluşturduğu bir dünya oluşu ve roman içinde anlatılan belli başlı olaylar haricinde de tam manasıyla fantastik roman okudum diyemiyorum. Daha çok 12. YY İngiltre'sinin romanını okudum gibi hissettim kendimi roman boyunca. Çünkü iyi ve kötünün mücadelesinden çok entrikaların döndüğü harika romandı. Neden diye soracak olursanız biliyorsunuz ki en büyük fantastik eser Yüzüklerin Efendisi'dir ama Yüzüklerin Efendisi'nde Rohan'ın veya Gondor'un arka sokaklarını, sokaklarda duran karnı açları veya hırsızları ya da varsa eğer genelevlerini yahut da Gondor'un konseyinin kurulup gelir - gider konuşmalarının konuşulduğu sayfalar okuyamayız yada Gondor'un borcu var gibi cümleler de okuyamayız. Çünkü Yüzüklerin Efendisi ve diğer birçok fantastik eserde sadece gerçek iyiler ve gerçek kötüler vardır ve onurlu iyilerin karanlık kötüye karşı amansız destansı mücadelesi anlatılır. Buz ve Ateşin Şarkısı'nda ise yukarıda saydıklarımın yanında kibirli ve açgözlü insanlar ile oluşan entrikalar romana bambaşka bir hava katmaktadır ve dediğim gibi farklı fantastik özelliğini de buralardan almaktadır. Bende romanı çoğumuz gibi dizisinden sonra keşfettim. İlk sezonu izlememe rağmen (kalanları kitaplardan sonra) 800 küsur sayfa boyunca heyecanlanıp sayfaları arka arkaya çevirmeye başladım. ALLAH'tan HBO Seriyi diziye aldı da(repliklere kadar aynı) bizde Epsilon sayesinde kitapları düzgün bir çeviri ile okuyabiliyoruz. Düzgün çeviri demişken romanın çevirişi başarılı denilecek düzeyde. Roman çevirmenine baktığımda Sibel Alaş ismini görünce ister istemez bir ön yargılı olmuştum sonuçta her ne kadar 95 - 98 yılları arasında şarkılarını beğenerek dinlesek de çevirmen isminde Sibel Alaş'ı görünce insan bir acaba diye düşünüyor. Sibel Alaş'ın ilk çevirişi diye biliyorum sonuç olarak ilk çeviride böyle büyük bir kitabın hakkını Sibel Alaş tamamen vermiş bence. Çeviride hata yokmu tabiki var mesela kilolu bir adamın göbeğinin puding gibi sallanıyor denilmesi veya kazıklar dikilmişti yerine kazıklar kakılmıştı denilmesini garipsemedim desem yalan olmaz. Ama çeviri romanı gerçekten okutturuyor. Sonuç olarak romanı haliyle de serisini kesinlikle okumalısınız.
850 syf.
·29 günde·9/10
Öncelikle bir Game of Thrones izleyicisi olarak belki çok geç okudum ama yine de fazlasıyla etkilendim kitaptan.

Klasik "ya dizi/film izlemeden önce okuyacaktın abi kitabı" gibi sözler pek işlemedi açıkçası. Başlamadan önce tereddütlerim vardı, olayları biliyorum nasılsa, tat vermeyecek, kendimi kaptıramayacağım diye korkuyordum. Ama buna rağmen, George amca beni etkilenmeyi, kitabın içinde hapsetmeyi başardı.

Karakter tanıtımları, betimlemeler, olay örgüsü... aksiyon, bol entrika, kan ve savaş..
Bu başlıkların hepsi özenle işleniyor... ilmek ilmek.

Diyar'ın büyük hanelerinin taht kavgası sürerken küçük ailelerin onlara olan bağlılıkları.. Bu da bayağı etkiledi beni açıkçası. Her biri başka planlar peşine düşmeden, atalarının boyun eğdiği haneye sadakatlerini sürdürüyor. Bu savaş uğruna olsa bile..

Diyar'da çok fazla Tanrı var. Bu da ayrı ayrı kültürlere bir gönderme gibi. Kim neye nasıl inanıyorsa inansın George amca kendi inandığı Tanrı'sını karıştırmamış eserine. Ve her hane diğerlerinin Tanrı'sına saygılı.

Hanelerin kendilerine ait bir tarihleri, armaları ve sözleri var. Bu özellikler ince ince işleniyor kitapta. Dizide bulamadığımız, göremediğimiz birçok ayrıntıyı öğrenmek insanı mutlu ediyor.

Fantastik öğeler çok fazla yok ve bu durum okuyucuyu sıkmıyor. Her şey tadında. Asla bıktırıcı usandırıcı diyaloglar yok. Okuyucuyu boğmamak için sürekli karakterler arasında geçişler yapılıyor.

Cümlelerime burda son verirken, George amcaya selam eder ve diziyi izleyen herkesin okumasını tavsiye ederim..
847 syf.
·9/10
"TAHT OYUNLARI"

Sonunda tanıştım meşhur hikayeyle. Yıllardır duymama rağmen hiç izlemedim dizisini, izlemek istemedim.

Aslında fantastik, bilim kurgu tarafı tam benlik desemde, dizide yoğun, çok fazla açık, çıplak, cinsellik içeren sahneler olduğunu bildiğim için bu dizi bana göre değildi.
Ben gibi düşünenler! Bu kitabı tam sizlik!
İlk kitabını okuyorum ve gâyet iyi gidiyor, serinin devamı nasıl olur bilmiyorum ama dizi gibi olmayacağı kesin.

Bol bol kafa kesme, el kol, bacak kesmeler mevcut. Entrikalar, daha fazla güç ve tahtı ele geçirmek adına yapılan haince planlar. Kimin iyi kimin yalancı olduğu belli değil, şimdilik tabi. Benim tuttuğum kişi Ned onun kızı Arya ve piç oğlu Jon. Aman dikkat! Kestirmeyin sakın kellenizi!

Heyecanla ejderhalar, "ötekiler" dedikleri beyaz vahşi acımasız yaratıklar ve diğer "canavarlar" la tanışmayı sabırsızlıkla bekliyorum... Kitapta yani :)

Fazla merhametsiz, acımasız bir kitap! Bu yönü benlik olmasa da, hikaye çok sürükleyici ve merak uyandırıcı. Bir sonraki kitabı olan "Kralların çarpısmasını" okumayı düşünüyorum hatta sipariş verdim bile.

Bu zamana kadar yapılan en iyi, en sürükleyici fantastik/ bilim kurgu bana göre "Yüzüklerin efendisi" oldu. Küçüklüğümde tanışıp, yıllar geçmesi ve belki 10 kere izlemiş olmama rağmen tüm serisini, aradan biraz zaman geçince tekrar özleyip yaşım 30'a hızla yaklaşsa bile, hâlâ vazgeçemiyorum. Baya koyu fanatiğim anladığınız. Tabi poster, vs gibi şeyler olmadan. Benimkisi filmine hayranlık.
İzlemediyseniz ya da okumadıysanız şiddetle tavsiye ediyorum :).

Konu nasıl Yüzüklerin efendisine geldi bilmiyorum ama Taht oyunlarına geri dönüyorum.

Kısaca ben bu kitabı çok sevdim. Başlarda nasıl bitiricem çok uzun derken, şimdi kısa sürede kitabın yarısından fazlasını çoktan geldim. iki üç güne bitireceğimi biliyorum.

Hoşuma giden diğer bir şeyi ise, genellikle hep bir taraf tutulur filmlerde kitaplarda, onun hayatı anlatılır, karşı taraf ise düşman safı olur. Dolayısıyla bizim de düşmanımız olur. Burada ise her iki taraftan da bahsediyor. Başroldakilerin yaptıklarını anlatıyor, sırayla her iki tarafta da oluyoruz. İki tarafında birbirine düşman olmasına rağmen biz hangi tarafı düşmanımız ilan edeceğimizi bilemiyoruz.

Saygılar, sevgiler, hayırlı günler...
847 syf.
·26 günde·Beğendi·10/10
Oğlumun kitaplığından alıp,okuduğum bu kitap harika çıktı!
Oğlum daha orta okulda iken aldırmıştı. İlk üç kitabını kuzenleriyle gayet seri bir şekilde okudular, kitaplar elden ele geçti.Ben o zamanlar ben de okurum dedim ve kaldı.Sitede yapılan okuma etkinliği sayesinde kitap ve yazarıyla tanıştım.
ilk kitap dizinin 1.sezonuna ve 10 bölümüne denk geliyor. Önce bölüm bölüm kitabı okuyup,dizinin 10 bölümünü de seyrettim.
Gerçekten çok güzel ve fantastik bir kitap. Bir taht ve çevresindeki entrikalar,olaylar,savaşlar... Her yerde olduğu gibi kitapta da kötü insanlar bol :)
Keyifli okumalar diliyorum...
624 syf.
·4 günde·8/10
Serinin 9.kitabı ve hala bitecek gibi görünmüyor.
Doğrusu ben serinin ilk 4 kitaptaki tadı son 5 kitapta alamadım. Yazar o kadar çok dağıtmış ki konuları umarım ömrü toparlamasına yeter.
847 syf.
·27 günde·Beğendi·10/10
Merhaba, ilk incelememin bana vermiş olduğu yetkiyle birazcık heyecanlanıyorum.

Taht oyunları oynanmaya başladığında ya kazanırsın ya da kaybedersin, bunun ortası yoktur.
~Cersei Lannister

Kitap efsaneydi, özellikle son kısımlarında ok yağmuruna tutuldum diyebilirim. Adından da anlaşılacağı üzere entrikalarla dolu, ensest ilişkilerin yaşandığı bir kitap.
Bazı kısımların hâlâ etkisinden çıkamadım. Fazla mı duygusalım ne? Yine çok bağlandım karakterlere. 27 gün gibi uzun bir sürede bitirsemde sıkılmadım okurken.

"Barış tatlıdır leydim... ama hangi şartlarda? Eğer ertesi sabah kılıcını baştan dövdürmen gerekecekse onu bir saban demirine vurmak anlamsızdır."

***Kitabı okumadıysan aşağıya geçme))***

Bilmiyorum siz nasıl düşünüyorsunuz ama Jon Kar' a haksızlık yapılmış bence. Jon dışlandığı için gitti Gece Nöbetçileri' ne. Yazar Bey harcadın çocuğu.

Ned' in öldüğüne de inanamıyorum. Kitap bitti ben hâlâ bir yerlerden çıkacak modundayım. Kafası kazığa geçirilmiş Elif, nereden çıkabilir artık? İlk oku burada yedim zaten. Ölüm şeklini yakıştıramadım ona, at üstünde ölmek yakışırdı onurlu bir El' e, savaşarak. Şimdi "Kür Şad mıydı sanki" diyebilirsiniz tabii. Bir Kür Şad değildi ama onurlu bir El' di...

"Kral ölür, El gömülür"

Peki Sansa' nın Joffrey' e olan aşkına ne demeli? Erkek kalmamış gibi yapıştı çocuğa. Dinlesene kızım babanı. Sana Kışyarı'nda iyi bir koca bulacaktı işte Allah'ım ya ./ Joffrey de Joffrey, al sana Joffrey! Çocuk bildiğin kelle koleksiyonu yapmış kendisine. Vallahi Lannister Hanedanı' ndan bir cüceyi sevdim gerisi Robb' un kılıcından geçsin (amin)

Gelelim Dothraklılara))
Khal Drogo aklıma geldikçe ne oldum dememeli, ne olacağım demeli mi desem ne desem bilemedim. Ama kesin olan bir şey var ki o da şu: İyilik kitapta bile yaramıyor insana yemin ederim. Bakın mesela Starklar kurtları sahiplendi, kurtlar çocukları korudu.

Dany seni kurtarsın, karşılığında hem bebeğini al hem kocasını mala çevir maegi. Mirri Maz Duur, kendine göre haklı sebeplerin olsada, kötülük konusunda Cersei ile yarışırsın.

Ejderhalara falan hiiiiç girmiyorum. O kısmı "Nasıl yani ya?" diye diye okumuştum.
120 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Kalbimde tatlı tatlı sızlayan bir yara bırakan masallardan oldu Buz Ejderhası.
Kendimi bildim bileli hep bu tarz kitaplara bir düşkünlüğüm vardır. Buz Ejderhası da sade ve zarif üslubuyla beni daha ilk sayfadan kendisine bağladı. Okuması çok rahat, hikayesi oldukça keyifli... Çocuk kitabı olmasına rağmen, tüm yetişkin okurlara hiç kuşku duymadan önerebileceğim bir kitap.
Ejderhalar devrinde, kışın en soğuk gününde dünyaya gelen ve herkesten farklı olan bir kız çocuğu Adara. Bu farklılığı sayesinde varlığı bir efsane gibi dilden dile dolaşan Buz Ejderhası ile tanışıyor ve sıcacık bir dostluk kuruyor.
Biz Adara ve Buz Ejderhası'nın dostluklarının ilerlemesini izlerken, arka planda bir savaş patlak veriyor. Ve bundan sonra Adara için işler biraz zorlaşıyor.
Dostluğun, ailenin ve fedakarlığın anlatıldığı bu masal, hem çocuklara hem de yetişkinlere hitap ediyor.
Bu arada, kitaptaki muhteşem illüstrasyonlardan bahsetmeden de geçemeyeceğim. Okurken, bir sonraki sayfadaki çizimleri görebilmek için baya heyecanlandığımı itiraf etmeliyim.
George R.R. Martin'in kalemini seven herkese tavsiye ediyorum. Zaten baskısı, kapak ve iç tasarımı ile bile kütüphanenizde durmasını isteyeceğinizden eminim.
Sevgiyle.

Yazarın biyografisi

Adı:
George R. R. Martin
Tam adı:
George Raymond Richard Martin
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
New Jersey, ABD, 20 Eylül 1948
George Raymond Richard Martin (d. 20 Eylül 1948), Amerikalı yazar ve fantezi, korku ve bilim kurgu senaryo yazarı. Kendisi en çok Türkçe'ye Buz ve Ateşin Şarkısı olarak çevrilen ve daha sonra Game of Thrones adıyla dizisi çekilen A Song of Ice and Fire isimli epik fantezi roman serisinin yazarı olarak bilinir. Martin, Time tarafından "2011'in en etkili 100 kişisi" arasına seçilmiştir.

Yazar istatistikleri

  • 1.203 okur beğendi.
  • 20.880 okur okudu.
  • 453 okur okuyor.
  • 7.348 okur okuyacak.
  • 260 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları