Yıllardır istenenleri yarım yamalak yapmışım. Ben hep çağrılmayı beklemişim, çağırsınlar diye kulak kabartmışım hep; hastalığım seslenince bitişik odadan, koşuvermişim ona; giderek onun elinde bir oyuncak olmuşum . Ama o oda karanlık, kimin eline düştüğüm de belli değil ...
Mektup yazmak, içimizin korkunç sarsıntılarını koyar ortaya. Hortlaklarla bir çeşit alışveriş gibi bir şeydir bu. Yalnız kaldığımız mektuplarda değil, kendi mektuplarımızda da hortluyoruz. Yazarken değişiveriyor elimizin altında mektuplar, bir önceki sonrakini kabalaştırıyor, tanık oluveriyorlar birbirlerine !!!