Sen, koyunları ve piramitleri hayal ediyorsun. Sen benim gibi değilsin, çünkü sen düşlerini gerçekleştirmek istiyorsun. Benim istediğim Mekke’yi düşünmek sadece. Çölü geçişimi, kutsal taş Hacerü’l-Esved’in bulunduğu meydana varışımı, ona el sürmeden önce Kabenin çevresini yedi defa tavaf edişimi binlerce kez hayal ettim. Yanımda kimlerin olacağını, önümde kimin olacağı, konuşacağımız şeyleri, birlikte edeceğimiz duaları bile hayal ettim. Ama büyük bir hayal kırıklığına uğramaktan korkuyorum; bu yüzden hayal kurmakla yetinmeye çalışıyorum.
...Her zaman aynı insanları görürsek onları yaşamımızın bir parçası saymaya başlarız. Yaşamımızın bir parçası saydıkça da onlar bizim yaşamamızı değiştirmeye kalkışırlar. Bizi görmek istedikleri gibi değilsek hoşnut olmazlar, canları sıkılır. Çünkü, efendim, herkes bizim nasıl yaşamamız gerektiğini elifi elifine bildiğine inanır.