Bir de aynı insana defalarca kırılmak diye de bir gerçek var.Bunu da unutmamak lazım.İnancının kırılmasına rağmen ona güvenmekten başka çarenin kalmadığını kendine kabullendirip , yeniden güvendiğinde süpürürken buluyorsun kendini içindeki hayal kırıklıklarını.Sen süpürdükçe hepsi canına batıp , daha da acıtıyor...
Kimleri adam etti , kimleri sevdi de şu kalbim , bir kere sevdiği kadar sevilmedi.Sevdiği kadar diyorum bakın.Sevdiği kadar sevilse bir insan , bu ona fazlasıyla yeter.Bizim fazlasında gözümüz yokdu.Ama sevdiğimiz kadar sevilmediğimiz de ayrı bir koydu.Ne zaman ellerinden sıkıca tutmak istediğimiz biri olsa , o zaten hiçbir zaman yanımızda yoktu.
Biz her zaman kendi yaramızı kendimiz iyileştirdik.Yarası olan bir insanı , sadece onun yanında olduğunu hissettirecek onu seven biri tedavi edebilir.Ama bizde durum farklıydı.
Düşünün , bıraktıkları acıların bile bir farklılıği vardı.Ve biz onların gözünde gayet sıradandık.Ama hata bizde , adam sandık.Adamlıktan önce insan sandık.İlk evvela insan olarak sevdik.Sonra içimizdeki yaşama sevinci ve hayal kırıklıklarıyla birer birer bittik...
Annem her zaman insanları dört mevsim tanımam gerektiğini söylerdi.
Ve şöyle bakıyorumki , insanlar birbirlerini tanımadığı halde hayatına dahil eder olmuş.Biri , bir diğerinin sevdiği hiçbirşeyi bilmezken , onu sevdiği ağzından eksik olmuyor...🥺🥺🥺