İnsanı hayatta tutan şey, başına gelenler değil; hayata karşı duyduğu içsel çağrıdır. Acı çekmek insanı tüketmez, asıl tüketen acıya rağmen yaşama isteğinin sönmesidir. Umut, merak ve arzu çekildiğinde, başarı da aşk da anlamını yitirir; geriye sadece alışkanlıkla atan bir kalp kalır. Bu yüzden en derin yenilgi, düşmek değil ayağa kalkmayı artık istememektir. Hayat, ancak özlendiği sürece hayattır.