Ölümle tutunuyorum hayata; kök salıyorum dünyaya filizleniyorum ahirete.Rabbimin inayeti güneşim, ubudiyet çekirdeğim, kitap ve Rasul can suyum."Dünya denilen ayrık otunu temizliyorum evvela bahçemden"...
Yine öyle bir matem günü... Mezarlıklar, şehrin dışına yapıldığından beri ölüden ölüye görülen, görülse de bakılmayan bir yerdi.Daha ziyade et ve helva kokusuyla gözlerin açıldığı zamanların mekânı... Şehirli bu kadar dünyaya bağlanmışken, dünyalık bu kadar çeşitlenmişken şimdi ansızın gelen ölüm de neyin nesiydi?
Teknoloji istediği kadar ilerlesin,insan istediği kadar daralan vaktinden şikayet etsin,vakti genişletme konusunda, kitabın yerini alabilecek hiçbir şey yoktur.
Kütüphaneniz de baş ucunuzda ,yanı başınızda bulundurmaktan büyük tat alacağınız bir eser.. Hatice Ebrar Akbulut