Herkes onu neşeli sanıyordu. Kahkahaları gür, adımları kendinden emindi. Sanki hayatla dans ediyordu. Ama kimse geceleri çıkardığı o görünmez zırhı görmüyordu.
Yatağa uzanırken sadece bir cümle fısıldıyordu kendine:
"İyiyim... gibi."
Kalpler, gerçeklikten kaçışın harabe köşkleri; içinde sıcak anılar barındırsa da, duvarları yalnızlıkla örülmüştür. Ve bu yalan bahçede, her çiçek birer hüsranın meyvesidir.