Gelip cesedini aldılar evden,o kadar sessizdi ki kulaklarım sızladı
.
.
.
Elindekinin kıymetini, bir insanı nasıl da sevdiğini, hayatın ve tutunabileceğin birinin varlığının mutluluğunu yeri doldurulamazlığını çok sonradan anlayan herkes kadar aptaldım.
Dünyanın nasıl değiştirilebilecegini,kimin iyi,kimin kötü olduğunu dinleyip sonra da kendini beğenmiş bir tavırla,kendi küçük görevlerine geri dönmek,çok gülünç bir şeydi.
Eğer bugün bildiklerimi biliyor olsaydım;çöküşün,faniliğin nasıl hissettirdiğini; ahmaklığı anlamanın,kendine bile görünmez olmaya çalışmanın insanı ne kadar yorduğunu bilseydim.