Pınar K

Aradan geçen zaman içerisinde kendime çok şey katmış olabilmeyi dilerdim. Aslında buradaki istikrarımı koruyabilseydim katabilirdim de. Sanırım yapamadım bunu. Kötü bir yerde değilim fakat ulaşacağımı düşündüğüm şey kesinlikle bu değildi. Bu hesabı görmemi sağlayan kişiler geçmişte hissettiğim duyguları yeniden hissetmeme vesile oldu. Zaman bana kim olduğumu ve neden bu kadar çabaladığımı unutturdu. Aslında zaman değil, eskiden zihnim çok berraktı ve ne istediğimi biliyordum. Şimdiyse sanki hayat beni sürekli olarak bir yerlere sürüklüyor ve irademin bir önemi yokmuş gibi hissediyorum. İnanın bu hayatta bir şeyler başarmakla ya da statüyle, bulunduğum konumla ilgili değil. Kendime mühim olmayan şeyler için yüklenmemek isterdim. Dışarıda olup bitenleri önemsemezdim ve buradaki ufak ama beni tatmin eden hayatımı sürdürmeye devam ederdim. Ne kadar mutlu olduğumu hatırlıyorum. Eskiden yaşananları geri alabilmek mümkün değil, yine de bundan sonrası için ümitliyim.
Duygu ve Düşünce
Reklam
Her insan mükemmel ve kusurlarıyla dahi kusursuz...
2-3 hafta önce şahit olduğum bir anıyı anlatmak istiyorum size. Okuldan çok sevdiğim bir arkadaşım -ismi Melike- Cemal Süreya'nın ''Sizin Hiç Babanız Öldü Mü?'' şiirinden şu sözleri sırasına yazmıştı: Sizin hiç babanız öldü mü? Benim bir kere öldü kör oldum Yıkadılar aldılar götürdüler. ** Sıraya bir şeyler yazdığını gören öğretmen, Melike'nin yanına oturdu ve yazıyı okudu. Melike'ye dönerek, "Senin hiç baban öldü mü?" dedi. Melike ise, "Hayır hocam, çok sevdiğim, etkilendiğim bir sözü yazmak istedim sadece." diyerek karşılık vermişti. O an öğretmenden gerçekten duymayı beklemediğim bir söz işittim. "Peki bunu babası ölen birinin okuyacağını hiç düşündün mü?" Hüzünlü gözlerle Melike'ye baktı ve yanından gitti. O an o kadar üzüldüm ki, kelimelerle ifade edemem. Melike de öğretmeninin verdiği cevabı duyduğunda gözleri dolmuştu. Sanırım bunu ömrüm boyunca unutamam...