Hiçbir şey yapasım yok. Bunu dramatik bir çıkış olarak algılamayın ama nefes almak bile garip geliyor şu an. İnsan sevince bu hale mi düşüyordu? Kitaplar bizi sevginin güzel bir kavram olduğuna inandırarak kandırmışlar. Önce küçük bir çatlak oluşuyor; onu korumak için elinden geleni yapıyorsun ama o koruma çabası, beraberinde getirdiği çaresizlikle birlikte her şeyi mahvediyor. Meğer her güzel rüyanın hüsranlı bir sonucu olacakmış.
Yine de içimde hâlâ her şeyin düzelebileceğine dair inatçı bir umut var. Hani derler ya 'Allah’tan umudu kesme' diye, tam olarak o durumdayım. Karşımda ise aklıyla kalbi arasında sıkışıp kalmış; tam düzelecekken kendini frenleyip o güzel başlangıcı durduran bir adam var. Şimdi ise gelmiş, 'gidiyorum' diyor. İçimde kopan kıyameti nereye sığdıracağımı şaşırdım. Böyle kendi kendine anlatmanın bir faydası olmasa da iyiymiş. Her neyse, hayırlısı olsun.