Çünkü artık yabancılaşmışlardı. Bu yabancılık , görünüşte olan bir şey değil, içten gelen bir duygu idi. Tıpkı rüyalarda bir tehlikeden kaçmak isteyip de koşamayan insanlarınkine benzeyen bir duygu...
Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden?
Bilmem,bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?
Pervane olan kendini gizler mi alevden?
Sen istedin,ondan bu gönül zorla tutuştu...
Gün senden ışık alsa da bir renge bürünse;
Ay secde edip çehrene yerlerde sürünse ;
Her şey silinip kayboluyorken nazarımdan
Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse..
Gözler ki birer parçasıdır sende İlâhın,
Gözler ki senin en katı zulmün ve silâhın,
Vur şanlı silâhınla, gönül mülkün düzelsin;
Sen öldürüyorken de , vururken de güzelsin !