kitaba başladığımda ilk sayfasından anlamıştım beni büyüleyeceğini, öyle de oldu. melankolik ve buhranlı içeriği zihnimi yormak yerine varolan o düşünceleri harekete geçirip kitabı okumamı değil yaşamamı sağladı. İçeriği kitaptaki karakter gibi içinde bulunduğum toplumdan ne kadar sıkıldığımı tıpkı o karakter gibi onlara dönüşmekten korktuğumu hatırlattı bana.
Hayal ve gerçek arasında gidip gelen bu kitabı okurken daha çok acıma duygusu hissettim kim okursa okusun bu duyguyu ve karakterin hissettiklerini iliklerine kadar hissedeceğine de çok eminim. Kitabın büyük bir bölümünü kaplayan konu olan ölümün hayatın merkezinde olduğunun bir kez daha farkına vardım. ve yine farkına vardım ki bu eskiden olduğu kadar korkutmuyor beni..