Ayşe Kulin bu kitapta Atatürk’ü insani yönleriyle anlatmaya çalışıyor; ancak eserin duygusal dili zaman zaman tarihsel gerçekliğin ağırlığını hafifletiyor. Kitap, Atatürk’ün iç dünyasına yaklaşma iddiasında olsa da, bazı bölümlerde bu yaklaşım daha çok tahminlere ve sezgilere dayanıyormuş hissi veriyor. Atatürk’ü sadece tarih kitaplarında gördüğümüz soğuk bir figür olmaktan çıkarıp, insan olarak hissettiren bir anlatı.
Bir liderin değil;
bir çocuğun, bir delikanlının, bir dostun, bazen yalnız bir adamın hikâyesini okuyoruz.
Kulin’in dili sıcak, yüreği samimi…
Tarihsel olaylardan çok, insanın iç dünyasına odaklanan bir portre çiziyor.