Başkalarının ne düşünebileceğinden duyduğunuz korkunun sizi felç etmesine izin vermeyi bırakın. Artık hayellerinizin peşinden cesurca, kararlılıkla ve özür dilemeden gitme zamanı.
- Âişe - *Evladı olmadı.*
- Meryem - *Hayatı boyunca bir eşe yaslanmadı.*
- Asiye - *Firavun'la, yani en zor eşle sınandı.*
- Hatice - *Kalbinin huzurunu, eşini kırk yaşında buldu.*
- Fâtıma - *Maddî imkânı az ama değeri büyük bir hayat sürdü.*
_Hiçbirinin yolu "kusursuz" değildi._
_Hiçbirinin hayatı eksiksiz değildi._
*Ama hepsi, inançları ve sabırlarıyla en yüce kadınlar arasında anıldı.*
*Demek ki geç kalmak, yalnız olmak, maddî zorluk yaşamak ya da yanlış insanların içinde kalmak; değerin eksik olduğu anlamına gelmez.*
_Herkesin vakti başka, herkesin sınavı başka. Doğru insan, doğru zaman ve doğru kapı; bazen sabrın arkasında saklıdır. Eksik sandığın yer, belki de seni yücelten yerindir._
Eskiden okullarda duvara asılı balta, kürek, kazma olurdu. Onları yerinden alıp bir öğretmene, hatta bi başkasına zarar vermek kimsenin aklına gelmezdi. Şimdi aynı şeyler yine duvarda olsa kim bilir her gün kaç ölü, kaç yaralı olurdu.
Bizim çocukluğumuz temiz ve masumdu.
Öğretmenlerimiz baş tacıydı.
Biz böyle güzel bir neslin çocuklarıydık…