İnsanlardan, evlerden, eşyalardan, seslerden, uykulardan, yarınlardan, dünden, bugünden ve dahi kendimden kopup uzaklaştığını hissettiğin, hatta artık bir yerden sonra aradaki mesafeyi karışla ölçemediğini farkettiğin noktadasın, bütün fotoğraflardan yırtıldığın, dikişlerinin attığı noktada...
bana bir boğaz yumrusundan başka ne verdin.
kabuslardan, mide ağrılarından, kuşkulardan,
belimi büken bir yorgunluktan başka ne verdin.
sen yürüyen acımsın benim.”