Şiddetle M.Kemal Paşayı özledi.Raporu bitirince Paşaya özel bir mektup yazdı.
"Nasılsın? Sıhhatinden, neşenden bize kuvvet ver şanlı Gazi. Görüştüğümüz zaman saçlarımı bembeyaz, yaşımı on sene ileri bulacaksın."
Sayfa 205 - İsmet Paşa lozan konferansında·Kitabı okudu
"Lord Curzon konuşmaktan vaz geçsin, o zaman ben de vaz geçerim" Bu genç, nazik, alçakgönüllü, hatta çekingen generalin görünüşüne hiç uymayan bir karakteri vardı: Zorladıkça sertleşiyordu.
"Mr. Lloyd Georgie istifa etmek zorunda kaldı. Yunan Kralı devrildi. Şimdi de Osmanlı Sultanı çekiliyor. Kurduğumuz cephe dağıldı. Nerede yanlış yaptık?"
General Harrigton yanıtladı.
"Ankara'yı İstanbul sandık. Eski ingilizlerin deyişiyle 'Koca Türk'ü unuttuk."
Diyap Ağa millet vekilliği hayatında ikinci kez söz alarak Türk-kürt konusu hakkında kısaca şöyle dedi: "Hepimiz biliyoruz ve söylüyoruz ki dinimiz, aslımız, neslimiz birdir. Bizim içimizde ayrılık gayrılık yoktur. Ne Türklük, ne de kütlük davası vardır. Hep biriz, kardeşiz. Düşmanlar bizi birbirimize düşürmek için tuzaklar kuruyorlar. Hile yapıyorlar. Biz birbirimizle iftahar ederiz. İşte bu kadar!"