O sıralar kendimi ilk defa işe giren bir insan gibi hissediyordum: artık başıboş bir delikanlı değildim, içim doluydu aşıktım… ama o gün aşkım değil, üzüntülerim, acılarım da beraber başlamıştı.
Babam her şeyden önce ve her şeyden çok yaşamak istiyordu; yaşıyordu da… Belki bir önseziyle hayatın nimetlerinden uzun zaman faydalanamıyacağını hissetmişti: Kırk iki yaşında öldü.