7,8/10  (66 Oy) · 
279 okunma  · 
51 beğeni  · 
4.764 gösterim
Üç orta yaşlı adam uzun bir akşam yemeğinden ardından huzurlu bir sohbetin ortasındayken ev sahibi her birinin ilk aşklarının hikayelerini anlatmasını teklif eder. İlk iki adamın hikayesi tutku ve derinlikten yoksun olarak üzerinde durulmayıp geride bırakılırken Vladimir Petrovich, dalgın ve düşünceli bir şekilde kendi hikayesini ifade etmekte zorlanır ve yazdıktan sonra paylaşmayı teklif eder.

Vladimir'in hikayesi bir yaz on altısında köyde tatminsiz bir anne ve kıvranan bir baba ile yaşarken 21 yaşında genç, oldukça çekici ve güzel bir bayan olan Zinaida ile tanışmasıyla başlar. Birçok meslek grubundan başarılı erkeğin hayallerini süsleyen ve onun sevgisini kazanmak için her şeyi yapmaya hazır oldukları Zinaida'ya tutulur. Cazibesine bu kadar tutulmasının nedenlerini hikaye boyunca sorgular. Her akşam taliplilerin kızı araması canını sıkar. Kendisinden yaşça büyük, zenginlik ve sosyal sınıf olarak öndelerdir.

Zinaida her seferinde taliplerini geri çevirir ve Vildamir ile fört eder gibi konuşur. Bu da Vildamir'e ilk aşk olması nedeni ile inanılmaz duygular ve sonrasında karşılıksız çıkması nedeni ile büyük acılar verir. Genç kızın tavırlarındaki değişikliği ancak Vildamir fark eder. Maskesinin atında onun gerçekten aşık olduğunu -ama kendine değil- fark eder ve gizli aşkının aslında kendi babası olduğunu anlar. Bu kırılan kalbin hikayesi ilerleyen bölümlerde trajik bir hal alır.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2014
  • Sayfa Sayısı:
    112
  • ISBN:
    9786054756766
  • Çeviri:
    Hasan Can
  • Yayınevi:
    Tutku Yayınevi
  • Kitabın Türü:
Oğuz Atay 
 15 Haz 22:06 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Üniversitenin ilk senesinde okumuştum bu kitabı. Şimdi kitaplığımda görünce bir anımı anımsadım. Kitabı elime alıp çok ama çok derinlere daldım.

İkinci sınıfa geçince 2 dersim kalmıştı alttan. Çok dağınık bir öğrenciydim. Ders çalışmak, not almak, derse zamanında katılmak doğama kesinlikle uymuyordu. Zorluyordum ama, olmuyordu. Dört yıl boyunca sakal tıraşı olmadım, tarz olsun diye değil; üşeniyordum. Gerisini siz düşünün. Tek artı yönüm, kitap okuma alışkanlığımın olmasıydı. Ortaokul son sınıftan gelen bir alışkanlıktı bu. Rus ve İngiliz edebiyatı acayip beni besliyordu. Lise son sınıfta biraz divan edebiyatına sardım. Zihinsel olarak pek doyurucu olmasa da, manevi iklimime yeterince katkısı oldu.

Sonra, felsefeye daldım. Yüzdükçe yüzdüm. En sonunda tasavvufa geldim. Kesinlikle Sartre'nin varoluşsal anlam arayışının en zirve noktasıyla, tasavvufun ''seyr-i sülük/nirvana''sı aynı tadı veriyordu. İkisi de şunu diyordu; ''bu hayat boş. Kendini neden paralıyorsun.'' Neyse, Sartre dedeye bir selam çakıp devam ediyorum.

Lafı uzattığımı biliyorum. Sakin olun...

Arada alttan aldığım dersler için derse giriyordum. Bir keresinde derse biraz geç girdim. Bir profesör ders anlatıyordu. Arada fakültede görüyordum kendisini ama dersime girmiyordu. Şöyle yandan beni bir süzdü. Saç dağınık, sakal iki karış aşağıda, beyaz gömleğimin üzerine kırmızı kazak bağlamışım omuzdan...

''Olum, memlekette makas mı kalmadı yoksa jilet mi?'' dedi. Hiç bilgim yok hocam. İkisi de bitmiş olabilir... Sınıfta hafiften bir kıkırtı yükseldi. Sonra boş yer aradım, bir kız yana kaydı, bana yer açtı. Tam oturacağım sırada, kıza yüzümü döndüm, kocaman gözleriyle göz göze geldik. Bir titreme kalbimden başladı, saç uçlarımda bitti.

Çıkışta kıza ''sana bir kitap hediye edeyim mi?''dedim. İsmini cismini bilmiyordum. Olur dedi. Bir hafta sonra aynı derste ona bu kitabı verdim. Kitabı okuduktan sonra geri iade etti bana. Sonra biraz sohbet falan... derken duygusal yakınlaşma oldu. Ben her şeyi edebiyat şiir için yapıyordum. O ise en masumane haliyle kendini aşkına veriyor ve en koruyucu duygularıyla aşkına sahip çıkıyordu. Sonra ayrıldık. Çünkü ben başka hayatlarla, başka dünyalarla tanışmalıydım. Ruhumu bir yere, birine ait ettiremiyordum. Turgenyev amcam gibi değildim. Onun gibi "bütün dehamı, bütün eserlerimi, akşam yemeğine geç ya da erken gelmemle candan ilgilenen bir kadın uğruna feda etmeye razıyım." diyemiyordum.

O ise benden sonra bir daha körü körüne kimseye güvenmemeyi anladı.

Ha kitap mı? okumasanız da olur.

Ahmet Samsa 
11 Oca 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kitap, ana karakteri Vladimir'in orta yaşlarında, arkadaşlarına okumak üzere ilk aşkını kaleme almasıyla başlar.

Vladimir 16 yaşında iken komşu eve bir Prenses taşınır. Ve prensesin oldukça çekici, güzel, zeki ve insanların etrafında pervane olmasından hoşlanan, 21 yaşında bir kızı vardır. Bu kıza yani Znaida'ya aşık olur çok geçmeden Vladimir. Basit bir ilk aşk öyküsü gibi giderken Vladimir, Znaida'nın etrafındaki kendisine aşık, ne istese yapmaya hazır insanlardan birine değil de başka birine aşık olduğundan şüphelenmeye başlar. Bu kişiyi öğrenmeye çalışırken yaşadığı aşk acısı ve öğrendikten sonra yaşadığı acılar...

Kitabın anlatımı, kurgusu, akıcılığı kesinlikle iyiydi. Ama çok kısa bir kitap olmasına rağmen dönemin aile ilişkilerini anlatması, psiklojik tahlilleri ve çok etkileyici duygu tasvirleri ile okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.

Mehmet Aydın 
11 Tem 15:28 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Turgenyev'in okuduğum ilk kitabıydi. Rus edebiyatına gayet aşinayım. Ilk başta biraz önyargılı yaklaştım. Anlatım biraz sıkıcı olabilir diye. Ama tam tersine gayet akıcı bir kitap ile karşılaştım ve keşke daha uzun olsaydı dedim
Anlatım son derece yalın ve içten. Okuyucuyu kendine çekiyor. Bölümler kısa, bölümler arası geçiş çok iyi.
Olaylar bir evde oturup sohbet eden üç kişiden birinin birbirlerine hayatlarının ilk aşkını anlamayı tavsiye etmesiyle başlıyor. Fakat içlerinden sadece biri bu aşkı yaşamıştır. Zamanda geri giderek bu kişi aşkını bize anlatıyor ve biz de olayları ve kişileri yakından tanıma fırsatı buluyoruz. Kişi ve mekan tasvirleri gayet yeterli ve okuyucuyu yormuyor.
En önemlisi ise özellikle baş kahramanın duyguları gayet tanıdık geliyor... Seven insan yüzyıllardır aynı duyguları hissediyor. Bence tek eksik kitabın dar bir zamanı kapsaması ve çok çabuk bitmesi
Aşk, hayaller, istekler, hayal kırıklıkları...
Herkesin keyifle okuyabileceğini düşünüyorum. Herkese tavsiye ederim.

Vega 
16 Şub 16:00 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 7/10 puan

Bir solukta okuyabileceğiniz kısacık bir kitap. Kahramanın ilk aşkının nasıl oluştuğunu ,nasıl geliştiğini ve yine kendi içinde nasıl bitirmek zorunda kaldığını mükemmel bir şekilde anlatan bir eser.

Rıfat ÇELEBİ 
12 Kas 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Aşk insanı bir ağa düşürür, sevdiğinin gözüne girmek için didindikçe o ağ insanı sarar sarmalar  ve kolay kurtulunmaz bir hale getirir. Aşığın gözü kördür artık, içindeki şüphelere rağmen toz konduramaz sevdiğine. Seviyor hissine kapılmaktan alıkoyamaz kendini. Sevilen ağına düşürdükleriyle benliğini büyütürken bir gülüşe, bir bakışa aldanan aşığın hali içler acısıdır. Artık aşık sevdiğinin elinde bir oyuncaktır,o atla der atlar, o gel der gelir.İlk aşk, kafada esen kavak yelleridir , insanın aklını başından uçurur.Yaşanacak acı bir tecrübe  insanın aklını başına getirmeye ve duygularını olgunlaştırmaya kafidir.Bu acı tecrübeler  ilk aşkın insana mutlulukla beraber sunduğu zehirdir. O yüzdendir bir babanın oğluna son nasihati : "Kadın aşkından koru kendini, oğlum. Bize mutlulukla birlikte zehir sunan bu duygudan kork!" Gel gör ki hangimiz mutlulukla sunulan bu zehri bile bile yudumlamaktan geri dururuz?
Kitap satır aralarında ; gençlik, aşk, tutku, sevme,yalancı sevilme hissi, aldatma, aldatılma, sadakat, kıskançlık, pişmanlık gibi duyguları okuruna bulaştırıyor . Aşkın insanı ne kadar yüceltebileceğini ya da alçaltabileceğini sorgulatıyor. Acı tecrübeli  ilk aşkları olanlar uzak durun bu kitaptan, bir müddet sizi geriye sarabilir, benden söylemesi... Bu kitabın üstüne  "Hangimiz Sevmedik"  ve "Sevmekten Kim Usanır"  şarkıları iyi gider galiba.
Dinlemek isteyenler buyurun:
- https://youtu.be/TaTeZJib-MA
- https://youtu.be/zVoheCaMWT4
İyi okumalar...  :)  ;)

Funda Temel 
10 Tem 17:49 · Kitabı okudu · 1 günde · Puan vermedi

Sonunu baştan anlayabileceğiniz fakat akıcı ve sade bir dille yazılmış bir kitap. Benim için sıradan bir öykü gibiydi. Aşk romanı sevenlerin ilgisini çekebilir.

Skyandbook 
28 May 00:25 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Herkesin başta kitabı görünce aklına gelen klasik aşk hikayelerine benzemeyen bir kitap.Etkileyici ve bir o kadar sarsıcı bir kitap.Ve tabi ki çok akıcı.Okumanızı tavsiye ederim .

mehmet temiz 
22 Oca 20:40 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

kısaca söylemek gerekirse kitapta,16 yaşındaki bir delikanlının 21 yaşındaki bir kıza olan aşkı anlatılıyor.buraya kadar bir özellik yok.biz ne ilk aşk hikayeleri okuduk,ne var ki bunda diyeceksiniz.doğru bunda da farklı bir özellik yok.sadece bahis konusu kıza çeşitli yaş gruplarından bir kaç erkek daha aşık.bunda da bir özellik yok.buda olabilir. ama burada farklı olan şu.1990 lı yılları hatırlarsanız. özel televizyonlar haberlerden önce şok şok şok az sonra diye reklam yaparlardı.ben buradaki durumu ona benzetiyorum.kitabı okuyorsunuz sona geldikçe şoklar arka arkasına geliyor.ve bu aşk hikayesi çok ama çok farklı bir şekil alıyor.

Fatih Güzelyurt 
03 May 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Giriş bölümünün zannımca güzel olduğu gelişmede biraz merak uyandıran fakat duyguyu kıran bir kitap gelişme bölümünde sonunu tahmin etmenin güç olduğu bir eser kitabın sonunda giriş bölümü gibi bitseydi dedirten kitap.

Burak Çiftci 
21 Oca 23:05 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 7/10 puan

'O günler de geçti.Bugün yaşantım yavaş yavaşsoğuk kışa girerken baharımda yaşadıığım tatlı fırtınadan kalan anılardan daha temiz daha değerli neyim kaldı ? '

2 /

Kitaptan 22 Alıntı

Ferman Mamedov 
 06 Tem 16:08 · Kitabı okudu · Beğendi

— Özgürlük, -[diye] tekrarladı o, -peki biliyormusun insana ne verebilir?
— Ne?
— İrade; özgürlükten daha iyi olan özel irade ve güç verir ona.

İlk Aşk, Ivan Sergeyeviç Turgenyev (Gençlik, Bakü, 1976)İlk Aşk, Ivan Sergeyeviç Turgenyev (Gençlik, Bakü, 1976)

Aşk, aşk sen ne güçlüsün! Kolayca bağışlayabiliyor, katlanabiliyorsun, işte aşk budur, bu olmalı!

İlk Aşk, Ivan Sergeyeviç Turgenyev (Sayfa 121 - ÜBL Yayınları)İlk Aşk, Ivan Sergeyeviç Turgenyev (Sayfa 121 - ÜBL Yayınları)
Vega 
16 Şub 16:02 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

irade, özgürlükten de değerlidir, çünkü onunla kudret sahibi olabilirsin. İstemeyi bildikten sonra özgür olursun, emredersin...

İlk Aşk, Ivan Sergeyeviç Turgenyev (Sayfa 33 - varlık yayınları)İlk Aşk, Ivan Sergeyeviç Turgenyev (Sayfa 33 - varlık yayınları)
Pınar Kayacı 
 08 Haz 22:29 · Kitabı okudu · 7/10 puan

İçim anlatılmaz karışık duygularla dolardı: Kederle sevinç, yarına karşı hem güçlü hem garip, anlaşılmaz bir korku duyardım.

İlk Aşk, Ivan Sergeyeviç Turgenyev (Sayfa 39 - Varlık yayınevi)İlk Aşk, Ivan Sergeyeviç Turgenyev (Sayfa 39 - Varlık yayınevi)
Zeynep 
08 Mar 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Alabileceklerini kendin al ve başkalarının seni avuçlarının içine almalarına izin verme; kendine ait olmak, yaşamda esas mesele budur."

İlk Aşk, Ivan Sergeyeviç Turgenyev (Sayfa 37)İlk Aşk, Ivan Sergeyeviç Turgenyev (Sayfa 37)
Pınar Kayacı 
08 Haz 17:23 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Damarlarımda kan kıpır kıpır, yüreğimde hiç neden yokken tuhaf, tatlı bir sızı vardı... İçimde ürkek bir bekleyişle, hep aynı düşler peşindeydim. Bu duyguların verdiği hüznün etkisiyle bazen gözlerimin yaşardığını saklayamayacağım.

İlk Aşk, Ivan Sergeyeviç Turgenyev (Sayfa 8 - Varlık yayınevi)İlk Aşk, Ivan Sergeyeviç Turgenyev (Sayfa 8 - Varlık yayınevi)
Ahmet Samsa 
08 Oca 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Karşımda durup yüzüme bakıyor, ben de bakışının altında bütün varlığımla eriyerek, daha çok, daha derin bağlanıyordum ona.

İlk Aşk, Ivan Sergeyeviç Turgenyev (Sayfa 73 - Varlık Yayınları)İlk Aşk, Ivan Sergeyeviç Turgenyev (Sayfa 73 - Varlık Yayınları)
Ahmet Samsa 
08 Oca 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Aşk, birdenbire dayanılmaz bir acı gibi bütün benliğimi yaktı.

İlk Aşk, Ivan Sergeyeviç Turgenyev (Sayfa 59 - Varlık Yayınları)İlk Aşk, Ivan Sergeyeviç Turgenyev (Sayfa 59 - Varlık Yayınları)
dilek pekşen 
14 Nis 21:35 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Ben bir defa yaşıyorum.Bakın! Kendsinde günler gidip kayboluyor,güneşteki mum gibi eriyorlar ve senin muhteşem olmanın,her şeyi yapabileceğinin sırrı düşünülmeli."

İlk Aşk, Ivan Sergeyeviç Turgenyevİlk Aşk, Ivan Sergeyeviç Turgenyev
Zeynep 
12 Mar 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ah gençlik! Gençlik! Pervasızca, umursamadan gidiyorsun kendi yolunda -dünyanın bütün hazineleri seninmiş gibi; keder bile seni mutlandırıyor, acı bile alnına çok güzel oturuyor. Özgüvenli ve küstahsın ve "Sadece ben canlıyım, bakın!" diyorsun. Kendi günlerin hızla uçup, hiçbir iz bırakmadan yok olur ve içindeki her şey güneşin altında eriyip giderken bile mum gibi... kar gibi... ve belki de senin sihrinin bütün sırrı istediğin her şeyi yapabilme gücünde değil, yapmayacağın hiçbir şey olmadığını düşünme gücünde gizli. Rüzgarlara saçtığın bu, herhangi bir başka amaç için asla kullanamayacağım hediyeler. Herbirimiz, hediyeler konusunda çok savurgan olduğuna inanmışız -şöyle haykırmaya hakkı olduğuna: "Oh! neler yapamadım, keşke zamanımı boşa harcamasaydım."

İlk Aşk, Ivan Sergeyeviç Turgenyev (Sayfa 101)İlk Aşk, Ivan Sergeyeviç Turgenyev (Sayfa 101)
3 /