insan, acısını çoğu zaman yanlış adrese teslim eder.
Bir bakışı suçlar,
bir susuşu,
bir vedayı…
Bir söz sadece değerdir.
Acıtan, o sözün içimizdeki yankısıdır.
Birinin gidişi yakmaz aslında;
yakıcı olan, kalbimizin derinlerinde sakladığımız
korku ve endişelerdir..
Bir cümle yaralamaz;
yarayı kanatan,
çok önceden açılmış bir çatlaktan sızandır..
Çünkü kalp,
tanımadığı bir acıyı kabul etmez.
Yabancı bir hüzün içimizde yer bulamaz.
Dokunan şey hep tanıdıktır…
Çocukluğumuzdan, korkularımızdan,
sessiz kalmış arzularımızdan kalandır.
ve belki de aşk tam burada başlar:
Birinin bizi incitmediğini,
sadece içimizdeki kırılganlığı görünür kıldığını
anladığımız yerde.
İnsan başkasını affederek değil,
kendi yarasını sahiplenerek olgunlaşır.
Çünkü hiçbir fırtına kalbe zorla girmez.
Rüzgâr sadece kapıyı çalar.
Açan biz oluruz.
Ve bir gün,
kalp kendini sevdiğinde,
hiçbir söz kanatmaz,