G. Deleuze’un deyişiyle, “Mesele ne olduğumuz değil, oluş sürecinde ne olduğumuzdur.” İnşaatı süren bir bina gibi, üzerimizde çalışma vardır levhasıyla dolaşıp duruyoruz. En kötüsü ise üzerimizde çalışma yoktur levhasının olması.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ama insanın bilinciyle bildiği ile içinin bildiği çoğu zaman aynı olmuyordu. Mantıklı olanın doğru, mantıksız olanın yanlış olması gerekmiyordu. İnsanın başı bazen içinin bildiğini dinlediği için, bazen bilincinin bildiğini dinlediği için derde giriyordu. Ben içimin bildiğini dinlediğim için E.’ye ölesiye aşıktım. Bilincimin bildiğine inandığım için de Nagihan’ın samimiyetine inanmıştım.
İnsanın kendisi hakkındaki bütün gerçekleri bilmesinin iyi bir şey olduğuna ilişkin yaygın kabul gören bir görüş var. Hiç katılmıyorum, iyi bir şey değil, insanın kendisi hakkında her şeyi bilmesi gerekmiyor; öğrenmesi halinde hayatının dengesinin bozucağı, kişiyi dağıtıp bir daha kendine getirmeyecek gerçekleri bilmemesi çok daha iyi tecrübeyle sabit.