Kimi dosta varır
Dosta bend olur
Kimi nefse uyar
Kahrolur gider
Kimi tevbe eder
Esfıya olur
Kimi inad eder
Eşkiya gider
Kimi gülistanda
Gonca gül olur
Kimi gonca güle
Har olur gider
Kimi AHMED seni
Uzaktan tanır
Kimi yaklaşır da
Kör olur gider…
İngiltere’de başbakanlık ve sömürgeler bakanlığı yapmış olan Gladston, mecliste yapmış olduğu bir konuşmada elinde tuttuğu Kur’an’ı göstererek şöyle diyordu: “Bu Kur’an Müslümanların elinde bulundukça biz onlara hâkim olamayız. Ya bu Kur’an’ı onların elinden almalıyız yahut Müslümanları Kur’an’dan soğutmalıyız.”
Bu haber Bediüzzaman’ın ruhunda fevkalade bir tesir meydana getirdi. “Kur’an’ın sönmez ve söndürülmez manevi bir güneş hükmünde olduğunu, ben dünyaya ispat edeceğim ve göstereceğim” diye karar verdi ve bütün hayatını Kur’an’ın müdafaasına adadı, bu uğurda muhtelif eserler telif etti.