., bir alıntı ekledi.
4 saat önce

Ve sanatça çok kıymettar şeyleri, bize çok ucuz verir, ihsan eder. İstediği fiyat ise bir "Bismillah" ve bir "Elhamdülillah"tır. Yani, o çok kıymettar nimetlerin makbul fiyatları, başta "Bismillahirrahmanirrahîm" ve âhirinde "Elhamdülillah" demektir.

Şualar, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 160)Şualar, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 160)
Mecânîn-i Kütüp, bir alıntı ekledi.
4 saat önce · Kitabı okuyor

Bediüzzaman: "Gayr-ı meşru bir muhabbetin neticesi, merhametsiz azap çekmektir."

İmdat Aşık Oldum, Cüneyd Suavi (Sayfa 96)İmdat Aşık Oldum, Cüneyd Suavi (Sayfa 96)
Abdullah Okur, bir alıntı ekledi.
5 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

Çünkü mahlûkat mâbûdiyetten uzaklık noktasında müsâvi oldukları gibi, mahlûkiyet nisbetinde de birdirler.

Lem'alar, Bediüzzaman Said NursîLem'alar, Bediüzzaman Said Nursî
Abdullah Okur, bir alıntı ekledi.
 5 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

...bütün yıldızları elinde tutamayan, bir tek zerreye Rab olamaz.
Bütün yıldızlara sözünü geçiremeyen, bir tek zerreye rububiyetini dinletemez.

Sözler, Bediüzzaman Said NursîSözler, Bediüzzaman Said Nursî
Hatice Gürsoy, bir alıntı ekledi.
5 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Hüsnü niyet öyle bir kimyadir ki şişeleri elmasa çevirir, toprağı altın yapar.

Kastamonu Lahikası, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 108 - Zehra)Kastamonu Lahikası, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 108 - Zehra)
Resul, bir alıntı ekledi.
5 saat önce · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Cenâb-ı Hak, insana giydirdiği vücûd libâsını san'atına mazhâr ediyor.
İnsanı bir model yapmış, o vücûd libâsını o model üstünde keser, biçer, tebdil eder, tağyir eder; muhtelif esmâsının cilvesini gösterir.

Şâfî ismi hastalığı istediği gibi, Rezzak ismi de açlığı iktizâ ediyor.
Ve hâkeza...

ﻣَﺎﻟِﻚُ ﺍﻟْﻤُﻠْﻚِ ﻳَﺘَﺼَﺮَّﻑُ ﻓِﻰ ﻣُﻠْﻜِﻪِ ﻛَﻴْﻒَ ﻳَﺸَٓﺎﺀُ

( Mülkün mâliki, mülkünde dilediği gibi tasarruf eder. )

Hastalar Risalesi, Bediüzzaman Said NursîHastalar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Resul, bir alıntı ekledi.
6 saat önce · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

O bedbaht bilmiyor ki: İnkâr vâsıtâsıyla, gayet cüz'î bir sıkıntı vazife-i ubûdiyetten gelmeye mukâbil, inkârda milyonlar ile o sıkıntıdan daha müdhiş mànevî sıkıntılara kendini hedef eder.
Sineğin ısırmasından kaçıp, yılanın ısırmasını kabul eder.

Hastalar Risalesi, Bediüzzaman Said NursîHastalar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Resul, bir alıntı ekledi.
6 saat önce · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Bir şübhe, vücûd-u İlâhîyeye dâir kalbe gelse, kat'î bir delil gibi ona yapışmaya meyleder.
Büyük bir helâket kapısı ona açılır.

Hastalar Risalesi, Bediüzzaman Said NursîHastalar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Resul, bir alıntı ekledi.
6 saat önce · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Hem meselâ: Farz namazını kılmayan ve vazife-i ubûdiyeti yerine getirmeyen bir adamın küçük bir âmirinden küçük bir vazifesizlik yüzünden aldığı tekdirden müteessir olan o adam, Sultân-ı Ezel ve Ebed'in mükerrer emirlerine karşı farzında yaptığı bir tenbellik, büyük bir sıkıntı veriyor ve o sıkıntıdan arzu ediyor ve mànen diyor ki: "Keşke o vazife-i ubûdiyeti bulunmasa idi." Ve bu arzudan bir mànevî adâvet-i İlâhîyeyi işmâm eden bir inkâr arzusu uyanır.

Hastalar Risalesi, Bediüzzaman Said NursîHastalar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî
Resul, bir alıntı ekledi.
6 saat önce · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Hem meselâ: Cehennem azâbını intâc eden büyük bir günahı işleyen bir adam, Cehennemin tehdidatını işittikçe istiğfâr ile ona karşı siper almazsa, bütün ruhuyla Cehennemin ademini arzu ettiğinden, küçük bir emâre ve bir şübhe, Cehennemin inkârına cesâret veriyor.

Hastalar Risalesi, Bediüzzaman Said NursîHastalar Risalesi, Bediüzzaman Said Nursî