1000Kitap Logosu

Risale-i Nur

7 Takipçi
TAKİP ET
Hoş geldin, sefa geldin ey sabah ve ey yeni gün merhaba ey mutlu vakit ve saat merhaba ey ALLAH’ın katip ve şahit meleği, şu söylediklerimizi bizim için yaz ; ALLAH’a iman etmiş, ona kavuşmaya inanmış ve delillerini itiraf ve kabul etmiş, ...ilah olma noktasında onun dışındakileri inkar etmiş ve ALLAH’a tevekkül etmiş olarak sabahladık.ALLAH’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini,arşı taşıyan melekleri şahit tutarak, kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayan, tek olup, ortağı olmayan, ALLAH olduğuna şahitlik de bulunuyoruz. ALLAH’ım! Hiç şüphesiz biz nefsimize zulmettik, sen bizim büyük ve küçük günahlarımızı bağışla! Çünkü onları senden başkası bağışlayamaz! Bizi huyların en güzeline götür, çünkü onlara senden başka götürecek kimse yoktur. ALLAH’ım yüzlerimizi senden gelen bir haya duygusuyla, kalplerimizi senden gelen bir sevinçle doldur. ALLAH’ım! Bizi cömert ve karşılıksız veren eyle, cimri, yerinde sayıp ilerlemeyen, söz götürüp getiren, kendini beğenen ve arayı bozan eyleme!
1
Nasrettin
bir alıntı ekledi.
O muannid döndü dedi: “Hiç olmazsa hayvan gibi hayatımızı keyif ve lezzetle geçirmek için sefahet ve eğlencelerle bu ince şeyleri düşünmeyerek yaşayacağız.” Cevaben dedim: “Hayvan gibi olamazsın. Çünkü hayvanın mazi ve müstakbeli yok. Ne geçmişten elemler ve teessüfler alır ve ne de gelecekten endişeler ve korkular gelir. Lezzetini tam alır. Rahatla yaşar, yatar. Hâlık'ına şükreder. Hattâ kesilmek için yatırılan bir hayvan, bir şey hissetmez. Yalnız bıçak kestiği vakit hissetmek ister fakat o his dahi gider. O elemden de kurtulur. Demek, en büyük bir rahmet, bir şefkat-i İlahiye, gaybı bildirmemektedir ve başa gelen şeyleri setretmektedir. Hususan masum hayvanlar hakkında daha mükemmeldir. Fakat ey insan, senin mazi ve müstakbelin akıl cihetiyle bir derece gaybilikten çıkmasıyla setr-i gaybdan hayvana gelen istirahatten tamamen mahrumsun. Geçmişten çıkan teessüfler, elim firaklar ve gelecekten gelen korkular ve endişeler; senin cüz'i lezzetini hiçe indirir. Lezzet cihetinde yüz derece hayvandan aşağı düşürür. Madem hakikat budur. Ya aklını çıkar, at; hayvan ol, kurtul veya aklını imanla başına al, Kur'an'ı dinle. Yüz derece hayvandan ziyade bu fâni dünyada dahi safi lezzetleri kazan!” diyerek onu ilzam ettim.
12
Nasrettin
bir alıntı ekledi.
Madem hakikat budur. Ve madem her güzel, güzelliğini sever ve elinden geldiği kadar muhafaza etmek ister ve bozulmasını istemez. Ve madem güzellik bir nimettir. Nimete şükredilse manen ziyadeleşir. Şükredilmezse değişir, çirkinleşir. Elbette aklı varsa hüsün ve cemalini, günahları kazanmak ve kazandırmak ve çirkin ve zehirli yapmak ve o nimeti küfran ile medar-ı azap bir surete çevirmekten bütün kuvvetiyle kaçacak. Ve o fâni, beş on senelik cemali bâkileştirmek için meşru bir tarzda istimal ile o nimete şükredecek. Yoksa ihtiyarlıkta uzun zaman istiskale maruz kalıp meyusane ağlayacak.
4