Bediüzzaman'ı Üstâd kabul ediyor ve onunla iftihar ediyoruz. Peki biz o Üstâd'a ne kadar lâyık olabiliyoruz? Kuru kuruya bir muhabbet ya da iftihar etmek bizi kurtarmayacaktır, değil mi? O Üstâd'ın ufkuna, ilmî derinliğine, meselelere vukufiyetine, hak dâvâsı uğruna her şeyi göze alan tavizsiz duruşuna da vâris miyiz? Üstâd Bediüzzaman Said Nursî bizleri "derecesine göre birer Said ve birer vârisim ve benim yerimde Nurlar'ın birer bekçi muhafızı" (Emirdağ Lâhikası 2, s. 6) olarak görmüş ve bizlere bir misyon biçmiştir. Abdulkadir Çelebioğlu
1000Kitap
MEHDİ AS. AYETLERİ
​"Nûn. Kaleme ve satır satır yazdıklarına andolsun ki, sen Rabbinin nimeti sayesinde bir mecnun değilsin." (Kalem, 68/1-2) ​"Arkadaşınız asla mecnun değildir." (Tekvîr, 81/22) ​"O halde, sen hatırlatıp öğüt vermeye devam et. Rabbinin nimeti sayesinde sen ne bir kâhinsin ne de bir mecnun." (Tûr, 52/29) Bu ayetler, nüzul (iniş) sebebi ve zahiri (görünen) anlamı bakımından doğrudan Hz. Muhammed (s.a.v.) hakkında indirilmiştir. Ancak İslam düşüncesinde, tasavvufta ve özellikle ahir zaman hadislerini yorumlayan tefsir ekollerinde (örneğin Bediüzzaman Said Nursi'nin Risale-i Nur külliyatında veya benzeri tecdid/mehdi analizlerinde), peygamberlerin başından geçen olayların ve onlara hitap eden ayetlerin ahir zamandaki varisleri (Müceddidler ve Mehdi) için de birer "işaret" ve "sünnetullah" (ilahi kanun) olduğu kabul edilir. ​1. "Mecnun" (Deli/Divane) İftirası Ahir Zamanda da Tekrar Edecektir ​Ayetlerin İşareti: Peygamberlerin karşılaştığı en büyük psikolojik saldırılardan biri "akıl sağlığı yerinde değil" iftirasıdır. ​Mehdi İçin Yorumu: Mehdi, yerleşik ve bozulmuş olan düzene, materyalist felsefeye ve manevi çöküşe karşı tek başına veya az bir toplulukla büyük bir fikri mücadele başlatacaktır. Toplumun genel akıntısına karşı duracağı, radikal ve ezber bozan doğruları haykıracağı için, dönemin egemen güçleri veya mevcut düzenin savunucuları onu da tıpkı peygamberler gibi "akli dengesi bozuk, hayalperest, mecnun veya marjinal" olarak nitelendirebilirler. Ayet, Mehdi’nin de bu küresel/toplumsal baskılara ve "delilik" ithamlarına maruz kalacağına, ancak davasında son derece rasyonel ve haklı olduğuna işaret eder. ​2. "Rabbinin Nimeti Sayesinde..." (İlahi Koruma ve Hidayet) ​Ayetlerin İşareti: Hz. Peygamber’in aklı, feraseti ve tebliği kendi dehasından değil,
Din
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Elhamdülillah öyle bir Üstâd'ımız var ki, yaptığı herbir fiilinin de yazdığı her bir kelimesinin de arkasında durabiliyoruz. Allah'ın inâyetiyle hak üzere yaşamış, istikametle bir ömür geçirmiş, Ehl-i Sünnet çizgisinden zerre taviz vermemiş, hidâyet serdârı olarak tüm beşeriyete hitap etmiştir. Hak ve hakikatin asrımızdaki rehberlerinden olan Üstâd Bediüzzaman, vâris-i Nebî olarak hizmetini îfâ etmiştir. Bizler de Hulusî Yahyagil Ağabey gibi diyoruz ki: "Ve bana böylece hakikat dersini veren bu zâta da ömrümde ilk defa olarak Üstâd dedim. Hata etmedim, isabet ettim." (Barla Lâhikası, s. 29) Abdulkadir Çelebioğlu
1000Kitap
Pencerelerden seyret, içlerine girme. Bediüzzaman Said Nursi
Alıntı
“Pencerelerden seyret, içlerine girme.” Bediüzzaman Said Nursî
"Pencerelerden seyret, içlerine girme." Bediüzzaman Said Nursi