Rumeysa

Rumeysa
@DerRu
Keşke biraz ölsem ;/ Dilimin döndüğü kadar sustum.
Her şey yolunda giderken bir an gelir, cız eder için. Kelimeler... İnsan merâmını anlatır evet dil ile lâkin insan aynı dille imanının zayıfladığını, şevkini kaybettiğini de anlar. Bir hikmetli söz sanki yüzlerce yıl ardında kalmış gibi gelir. İnsan ister mi hiç Rabbi ile arasındaki bağ çözülsün! Fakat elinde olmasa da yitirir... İman neş’esi diye bir şey varmış bildim. Selâmeti varmış Allah ile bağı sıkı tutmanın. İmanın neş’esi benim için Allah demek yerine Rabbim diyebilmek. Hatırlıyorum ben “Allah” dedikçe “Rabbim” diyenler vardı. “Sahiplenmek Allah’ı” demiştim. İnsan yaratanını sahipleniyorsa, kendisini dünyaya fırlatmış diye düşünmüyorsa daha nasıl huzur bulsundu.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
20/01/2026
İki damla yaş aktı gözümden. “Allah’ın kaç çeşit imtihanı var?” dedim farkettiklerimi tek tek düşünerek. Bazılarında sanki kalbimi söküp çıkarıyorlarmış gibi hissettim göğüs kafesimden. Kalp ritmimi bozacak, ilaçlarımı kullandırmayacak, daha fazlası... Şimdi nasıl olduğumu soranlara “Ölmedim” diyorum. Babamın “Ölmek de nimettir” dediğini hatırlayarak
Bugünler de geçecek mi? Bana kalsa… Bundan aylar evvelsine… Kalbimizi yaralayan o vakitlerden öncesine… Gelecekten korkmadığımız o günlere… Gözümün yaşlarının akmadığı… Lâkin bana kalmıyor işte. Her şeyin yarım kalışı. Şairin hep hatırladığım “Bir tel kopar ahenk ebediyyen kesilir” mısrası icabınca. Birkaç aydır her şey böyle, yarım. Cümleler bile… /Alıntı
içimden buhara geçiyor. tiflis, tahran geçiyor. beyrut, saraybosna, marakeş geçiyor. içimden kadim medeniyetin bir yapısında aniden bir toz zerresi olmak geçiyor. diyâr diyâr gezmek. durmamak. beklememek. rüzgârın estiği yöne doğru... belki, yani mümkün olsa geçmişe doğru... içimden yûnûsla, pir sultan abdal’la, galib dede’yle dost olmak geçiyor. sonra hacı bektaşlarla, somuncu babalarla, erzurumlu emrahlarla tanışık olmak geçiyor. İçimden şeyhülislam yahyâlarla, ibrahim hakkılarla... adını unuttuğum, saymakla yetiremeyeceğim onca güzel insanla aynı mecliste olmak geçiyor. aynı mecliste olup aynı dertle gözyaşı dökmek geçiyor. uçmak, uçmak, uçmak geçiyor. koca bir medeniyeti karış karış bilmek geçiyor. kâh bir cami duvarında bir çiniyle arkadaş olmak, kâh bir kuş evinin tepesinde kuşların arasına karışmak çekiyor içim. içim türklerin mavisine, doğu'nun capcanlı renklerine boyanmak çekiyor.
/2026
nihayetinde hepimiz birer anı olacağız.