Derida

Derida
Reklam
Yüksek lisans / Doktora
Istanbul
20 Eylül 1974
596 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
Sanki uzay yoktu ve varoluşu her şeyle alt alta üst üste yaşıyordum. İşin tuhafı zaman da uzay yok olunca yok olmuş gibi her şey aynı anda olup bitiyordu. Bıyıklarımın terlemesi ile sakallarımın beyazlaması arasında geçip giden bir zaman yoktu. Trenin rayların üzerinde geçtiği her noktada bir an durması ve aldığı tüm yolun da bu durduğu anların toplamı olması gibi, hayat geçip gidiyordu ve fakat ben hep o anda, geçip gittiği o yerde, durmaya devam ediyordum.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Sokak evimizin salonu gibiydi. Bu yüzden yürümeyi sokakta öğrendim. Top oynamayı hiç sevmedim. Bisikletim olmadı ama erken yaşta sustalı bir bıçak edindim. Bazı insanları bu bıçakla korkuttum bazılarını ise kestim. Bunlar sokağın olağan akışı içerisinde bana karşı bir saygı oluşmasını sağladı. Küçüktüm ama çok hızlı büyüdüm.
Dil hakkında da hiçbir fikrim yok. Dili dünyadan tat almak için kullandım. Bunun için bazen konuşmam bazen yılışmam gerekti. Konuşmak mesafeli öpüşme sözleşmesi gibiydi. Ağzımı her açtığımda dudaklarıma yapışıp kalmış bir dünyayla karşı karşıya kaldım.
Dışımdaki dünya yapıp bozduğum bir şey mi yoksa en başından itibaren zaten bozuk bir dünyayla mı başbaşa bırakılmıştım bilmiyorum. Ama elimle koyduğum hiçbir şeyin yanında kendimi bulamadım. Sanki uzay yoktu ve varoluşu her şeyle üst üste alt alta yaşıyordum. İşin tuhafı zamanda var gibi değildi ve her şeyin aynı anda olup bitiyor olması da sadece bundandı.
Anlatmaya değer bulduğum ilk şey içimde bir ses olduğunu keşfetmemle ilgili. Bunu uydurmuş olabilirim, bu mümkün. Ama uydurmuş bile olsam o ses hala yeryüzündeki tek ses. Bu anlatıyı oluştururken de bütün bu şeyler olup biterken de kulaklarımda çınlayan dünyanın sesi. Bu yeryüzüne çarpıp seken varoluşumun yankısı. Bu ses varlığımın ispatı.