Yöneten ve yönetilen tüm zeminlere, olgulara, oluşlara karşıyım. Bireysel olarak değiştireceği alan ne kadar kısıtlı olursa olsun eğri bildiğime hizmet edecek şeylerden de kendimi bildim bileli sakınırım. Tüketmemek, ziyan etmemek, zulüm etmemek, boyun eğmemek, haksızlık etmemek, itaat etmemek, minnet etmemek.. Bunun büyük resimde değiştireceği şey o kadar az ki. Zaten böyle bir hayale inanmayı da bıraktım. Onun da insana dair ne denli büyük bir kibir olduğunu gördüğüm an üzerimden sıyırıp attım o güdüyü. Geriye saygı duyulacak kolektif bir hareketin gücü kalıyordu. Yıkımın gücü. İsyanın gücü. Birliğin gücü. Kaosun gücü. Ama maalesef sinik ve çürük bir toplumda eylemin niteliği genelde sönük ve etkisiz oluyor..