30 Ağustos günü 16 daireli bir apartmanın önünden geçiyordum. Baktım: Tek balkonda bir küçük bayrak: " Zaferi unutmuşuz," dedim. Bayramların bir resmi yönü var : Asker geçer; top, tank geçer. Bir de vatandaşçası var. Herkes gönülden coşkunluk gösterir. Bu ikincisini kaybetmişiz.
Ne güzel şey hatırlamak seni
Bir mavi kumaşın üstünde unutulmuş olan elin
Ve saçlarında
Vakur yumşaklığı canımın içi İstanbul toprağının...
İçimde ikinci bir insan gibidir
Seni sevmek saadeti
Bir tanem
Son mektubunda:
''Başım sızlıyor yüreğim sersem! '' diyorsun.
Seni asarlarsa seni kaybedersem;
diyorsun;
yaşıyamam!
Yaşarsın karıcığım,
kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgarda; yaşarsın kalbimin
kızıl saçlı bacısı
en fazla bir yıl sürer
yirminci asırlılarda
ölüm acısı..."