İnsan tanrılara mutluluğun birazını geri ödemek istiyor. Çünkü tanrıların kıskanç oldukları bilinir; ve ölümlüye bir yıl mutluluk bahşettilerse, bu borcu derhal hesaba kaydedip hayatın sonunda tefeci faizi talep ederler.
İnsan katlanmak zorundadır, işin bütün sırrı budur. Kendi karakterine, kendi tabiatına katlanmak zorundadır; çünkü ne tecrübe ne de kendi eksikliklerine, şahsi menfaatlerine ve açgözlülüğüne dair içgörü bir şey değiştirir. Arzularımızın dünyada tam bir yankısı olmayışına katlanmak zorundayız. Sevdiklerimizin bizi sevmemesine ya da umduğumuz gibi sevmemesine katlanmak zorundayız.
Fakat ruhunun derinliğinde bir sancı saklıydı: Olduğundan farklı olma arzusu. Bu, bir insanın kaderden yiyebileceği en büyük silledir. Olduğundan farklı olma arzusu: Kalpte yanan hiçbir arzu daha acı verici olamaz.
Mumlar Sonuna Kadar Yanar