Neredeyse iki yüz yıl geri kaldık. Henüz hiçbir şeyimiz yok. Sadece felsefe yapıyor, kederden dert yanıyor ya da kafaları çekip duruyoruz. Şu çok açık ki, bugünü yaşamak için öncelikle geçmişin kefaretini ödememiz, onun hesabını kapatmamız gerekir. Bu kefaret de ancak acı çekerek ve bitmek tükenmek bilmeyen bir emekle ödenir.