Işığınızı söndürmek için size çamur atanlara şu sözleri söyleyin: Bana yüklediğin anlamlardan ben sorumlu değilim. Çarpık zihnindeki hastalıklı imgelemimden ben sorumlu değilim. Ben sadece gerçek bağlar kurduğum, hayatımda olan insanlardan sorumluyum. Değerli zamanımı çarpık ve hastalıklı algıları düzeltmeye çalışmakla harcayamam.
İnsan bir dağı tırmanırken ne kadar yara aldığını fark etmez. Devam etmek zorundadır çünkü. Gün gelir dağ aşılır, sıcak çimlerin üzerine uzanır insan. İşte tüm yaralar o an sızlamaya ve kanamaya başlar. “En mutlu olduğum an bu acı da nereden geldi?” dorusuna yanıt budur.
Bir insanı sevmekle onunla ilişki sürdürebilmek farklı kavramlardır. Bazen en iyi seçenek, onu uzaktan sevmeye devam etmek ancak onunla hiç iletişime geçmemektir. Bu, o sevgiye ait güzel anılarımızı korumanın en iyi yoludur. İlişkiyi zorladıkça anılarımız da kirlenir.