Yalnız uçmayı öğrenmiştim ancak bir türlü yeni zirvelere uçup yeni manzaralar göremiyordum. Aynı şeyleri tekrar tekrar yaşıyor, bir gün bitse öbür gün daha kötüsü ortaya çıkıyordu.
Donun altında kalmış sonbahar yaprakları gibiydim, hareketsiz ve cansız. Hiç bir ey için heyecan duymadığım gibi biri bana yeni bir eylem yaptırmaya kalktığında da bayılacak gibi oluyordum.
Aynada kendine bakan umutsuz kadını sevmiyorum, kurtulmak istiyorum ondan. Tanımıyor gibiyim, bir yabancının karanlık zihnine ve çirkin bedenine hapsolmuş gibi...