Kuşkusuz kapitalizm yıkıldıktan sonra bile, bencil hesaplar, açgözlülük ve egoizm gibi sınıf barbarlığının psikolojik yara izleri, bir gecede ortadan kalkmayacaktır.
Marksistlere göre, her çeşit baskının temel nedeni toplumun sınıflara bölünmesidir. Öte yandan, birçok feministe göre kadının ezilmesi, erkeğin doğasından kaynaklanır. Bu, toplumsal değil biyolojik bir olgudur. Bu, insan soyunun tamamen bilimsel ve diyalektik olmayan, statik bir kavranışıdır. İnsana ilişkin bu tarih dışı görüşten zorunlu olarak kötümser sonuçlar çıkar. Eğer erkeklerin doğasında kadınları ezmelerine yol açan bir şey olduğunu kabul edersek, mevcut duruma çare bulmak zordur. O takdirde buradan şu sonuç çıkarılmak zorundadır; kadınlar erkekler tarafından her zaman ezilmişlerdir ve bu nedenle ezilmeye devam edeceklerdir.
Yoksulluğun ilahi bir plan olduğu büyük bir yalandır. Tanrı açlık ve yoksulluk isteseydi denizde balık, ormanda meyveler ve insanlık yararına nice şeyler armağan etmezdi. Evet tanrı, insanların ulaşabileceği ve herkese yetecek kadar zenginliği tüm insanlara sunmuştur ama birileri bunların çoğunu almak için 'Tanrı sizlere yoksulluk karşısında sonsuz ve mutlu hayat verecek' demektedir. Yoksulluk arttıkça ve Tanrı'nın herkes için verdiği zenginliklere birileri daha fazla el koydukça Tanrı adına konuştuğunu ileri sürerek yoksulluk karşısında SUS diyen din adamları da çoğalmaktadır.
Hugo chavez