"Ben fakir adamım. Siz getirmeseydiniz, ancak kapısının önünden geçebilirdim. Belki adlarını bile bilmem. Ben Hayri İrdal'ım. Beş yıl evvel ölen en küçük kızının cenazesi bekçi kucağında kalkan adam. Sizin anlayacağınız biçarenin biri. Büyüğünü de yarın Topal İsmail'e nikâhlayacağım. Hani kahvede , huzur-ı âlinizde dayak yemek küstahlığını gösteren o mendebura..."
Hayır ben Ayşe'den hoşlanacak insan değilim. Selma Hanım da bana ancak bahşiş, eski elbise ve iş verebilir. Ben ikisinin ortasında, boşlukta sallanıyorum. Düşmemek için bir tarafa tutunmam lazım. Fakat nasıl, ne suretle?
Hayri Beyefendi, bizim Hayri, sizin Hayri, dalgın Hayri... Ne kadar çok Hayri var. N'olur birkaçını yolda eksek. Herkes gibi bende bir tek insan, kendim olsam.