Okuduğum en kötü kitaptı demeyeceğim ama kötüydü o kadar çok övdünüz ki o kadar çok karşıma çıktı ki neymiş bu ya deyip başladım başlamaz olaydım. Öncelikle karakterlerin çocuklarından bahsedilmesi birlikte bir yaşa kadar gelmeleri çok içimi ısıttı doğruya doğru. Fakat bu iki kişinin 20 sene sonra bir araya gelip de birbirlerine nasıl farklı bir gözle bakabileceklerini çok sorguladım. Beraber büyüdükleri için bir yerden sonra abi-kardeş ilişkisi okuyormuşum gibi hissettim ve bu gerçekten mide bulandırıcıydı. Evet öz-üvey kardeş değiller bir kan bağları yok ama birlikte büyüdüler diye iki insan ileride ilişki yaşayacak diye bir kaide yok. 7.bölüme kadar falan geldim 2 günde. Ve Murathan’ın göğüs bedeni tahmin etmesi o kadar iğrençti ki o kadar iğrençti ki. Yazarcım sen kitap basılırken bu sahneyi kaldırsaydın keşke biz hiçbir şey olmamış gibi yapardık ama maalesef ki böyle bir sahne var. Bu sahneden önce de bu düşüncenin getirisi olabilecek hiçbir şey yok. Demek istediğim yakınlaşma-öpüşme-sarılma gibi gibi şeyler bile yokken kızın fotoğrafına hallenmesi???????
Vakit kaybıydı ve bülbül kapanı’na şans bile veremeyeceğim şimdi bu yazarın bana yaşattığı hayal kırıklığı yüzünden. Üstelik başka yazarın da yazmış olduğu asker kurgusu var onları bile okumaktan vazgeçtim. Şişirilmiş ve vakit kaybı bir kitap maalesef…