Mustafa Kemal Paşa'ya doğru, kalbimde mutlak bir hürmetle gittim. O mütevazı odada, bütün gençliğin bir millet yaşasın diye ölmeyi göze alan kararını temsil ediyordu. Ne saray ne şöhret ne herhangi bir kudret onun o odadaki büyüklüğüne yaklaşamaz.
Aklımdan, Bâbilerin meşhur kadını Kurretül'ayn' ın idam edilmeden önce Farsça söylediği cümle geçiyordu:
- Ayaklarımı yerden kaldırın ki, yüksekten dünyayı daha iyi göreyim
Mustafa Kemal Paşa deniz fenerlerini hatırlatıyordu. Işık saldığı zaman göz kamaştıracak kadar parlak, fakat ışık söndüğü zaman bir şey görmek ihtimali yok. Bu ilk konuşmada onu anlamak kabil değildi
Konuşulan konular,güller, hayvanlar ve sebzelerden ibaretti. İnsanlardan hemen hiç bahsetmezdi. Fikrinin sükûnu içinde ırk, din ve sınıf ayrılıkları hiçbir zaman yer almazdı.