Okurken kendimi sık sık durup düşünürken buldum. Sanki yazar, herkesin içinde sakladığı o sessiz boşluğu kelimelere dökmüş. Bazı cümleler var ki altını çizmeden geçemedim; çünkü tam da hissettiğim ama ifade edemediğim şeylerdi.
Kitabın en sevdiğim yanı, ağır ve boğucu bir melankoliye kapılmadan, insanı anlayan bir tonla yazılmış olması. Yalnızlığı dramatize etmiyor, aksine onunla yüzleşmeyi ve kabullenmeyi öğretiyor gibi.
Kısacası, eğer kendini bazen kalabalıklar içinde bile yalnız hissediyorsan, bu kitap sana “yalnız değilsin” demenin en naif yollarından biri.
" Ne işimiz var bu sokaklarda?diyorum
Martılar bizi bekler,
Denizler bizi bekler.
Ağustos böceği selam eder.
Yarım yamalak gülüşlere inat!
Sahici hayatlar bizi bekler!