Yaşam isteği içimden söküp alınmış gibi; fazla ışığa dayanamıyorum, gürültüye, yüksek müziğe hiç gelemiyorum, çevremde gördüğüm her solmuş, özü çekilmiş, günler bulaşık suyu gibi akıp gidiyor; bana ne oluyor anlamıyorum.
Olayları hiç duyurmayarak, yemek programları, belgeseller yayınlayan hükümet güdümündeki televizyonlara yönelik tepki, polis şiddetine duyulan öfkeyle karışmış, o da diktatöre duyulan nefreti tetiklemişti.
Gülümseyen gözlere gaz bombası atılıyor, ince, narin gövdelere, değdiği yeri yakan, içine kum ve kimyasal karıştırılmış basınçlı su sıkılıyor, barışçı genç yüzlere vahşet püskürtülüyor.
Silahsız gençliğin cesareti, silahlı gücü sindiriyor; ölümü göze almış genç kızların, genç erkeklerin masumca meydan okuyuşu, zalimle mazlum arasındaki güç dengesini paramparça ediyor.