Dünyada bir tek insana inanmıştım. O kadar çok inanmıştım ki, bunda aldanmış olmak, bende artık inanmak kudreti bırakmamıştı. Ona kızgın değildim. Ona kızmama, darılmama, onun aleyhinde düşünmeme imkân olmadığını hissediyordum. Ama bir kere kırılmıştım. Hayatta en güvendiğim insana karşı duyduğum bu kırgınlık, adeta bütün insanlara dağılmıştı; çünkü o benim için bütün insanlığın timsaliydi.
"Berlin'de yalnız değilsiniz değil mi?" Dedi.
"Ne gibi?"
"Yanii.. Yalnız işte.. kimsesiz.. ruhen yalnız.. nasıl söyleyeyim.. öyle bir haliniz var ki.."
"Anlıyorum, anlıyorum.. tamamen yalnızım.. ama Berlin'de de değil.. bütün dünyada yalnızım.." diye devam etti, "hasta bir köpek kadar yalnız..."