Olayı bilirsiniz...
Peygamber Aleyhisselam çok sevdiği amcasını imana davet etmişti. Fakat Ebu Talib icabet etmemişti. Ömür böyle gelip geçerken Ebu Talib ölüm döşeğinde...
Son bir çare peygamber Aleyhisselam;
"La ilahe illallah de ki, kıyamette senin aleyhine şehadette bulunayım."dedi. Ebu Talib ise; Kureyş kadınları beni kınarlar, korkudan bunu söyledi derler eğer böyle demeyecek olsalardı Müslüman olup seni sevindirirdim."dedi.
Ve bunun üzerine sema'nın kapıları açıldı, ayet nazil oldu:
"Resulüm! Sen sevdiğini doğru yola erdiremezsin, lakin Allah dilediğini doğru yola erdirir. Çünkü doğru yola erecek olanları en iyi O bilir."(Kassas/56)
Düşünsenize alemlere imanı ulaştırıp, en sevdiğinize ulaştıramıyorsun. Birçoklarına İslam'ın tadını tattırıp, en sevdiğine tattıramıyorsun. Herkesin cennetine vesile olup, en sevdiğinin cehennemde olacağını biliyorsun.
Ne büyük acı. Ne büyük çaresizlik.
Fakat anlıyorum seni Ya Resulallah. Acını,Gönül yangınını, gözyaşını anlıyorum. Nuh (aleyhisselamın) oğluna feryadını, İbrahim (aleyhisselamın) babasına çabasını, Lut (aleyhisselamın) hanımına sabrını anlıyorum.
İnsanın günahını normalleştirmesi, cehennemini bile istiyor inşa etmesi, Allah var derken Allah yokmuşcasına yaşamasını anlayamasamda seni anlıyorum.
Peygamber dahi olsan etkilenmezlermiş, anlatsan da duymazlarmış, yaşasan da görmezlermiş ve kişi sevdiğini doğru yola iletemezmiş. Vallahi anladım Ya Resulallah 🥺