İçinde 9 adet kısa öykünün bulunduğu Kemal'in Türküsü; özellikle 80 darbesinin toplum üzerinde oluşturduğu psikolojik ve ekonomik etkilerini derin bir şekilde etkilemektedir. Kitabi okurken o dönemin şartlarını her açıdan hissedebiliyorsunuz. Özellikle yazarın dönemi hissettirecek betimlere yer vermesi, zaman zaman duyuları harekete geçiren betimlemeler yaparak okuyucuyu hikayenin içine çekmeyi başarmaktadır. Bazı hikayelerde yazar, şimdiye dönüş yapmadığı için okuyucuda hikaye yarım kalmış hissini yaşamasına neden olmaktadır. Mahcubiyetin tadı isimli hikayede ödül töreninde çocukluğunu hatırlayan bir yazar olan Ahmet, hikaye bittiğinde ödülünü alıp geçmişe ithafen bir konuşma yapmış olsaydı hikaye çok daha çarpıcı olabilirdi diye düşünüyorum. Ayrıca yazar bazı hikayelerde çok fazla ayrıntı vermektedir. Bu da bazı yerlerde okuyucunun konudan uzaklaşmasina neden oluyor. Kitapta en çok beğendiğim hikaye Sığırcık Kuşu adlı hikaye oldu. Sanki yazar da en çok bu hikayeyi sevmiş gibi hissettirdi bana :) kelimeleri diger hikayelere göre daha özenle seçilmiş sanki yazarın öz kaleminden yazılmış gibiydi. Ayni samimiyeti Simit adlı hikayede göremedim mesela sıcak simitlerin kokusunu almak cıtırlığını hissetmek isterdim. Genel olarak yazarin kalemini sevdim. Özgun bir kalem olduğunu düşünüyorum başarılarının devamını dilerim.