ÇikolatalıGofrettin profil resmi
4 okur puanı
22 Mar 2017 tarihinde katıldı.
  • 1. Türkiye -330 dk
    2. Japonya -265 dk
    3. İtalya -261 dk
    4. Polonya -247 dk
    5. İspanya -244 dk
    ......
  • Bugün İsrailli askerler bir kadını şehit etti.
    Bugün tüm STK'lar sustu.
    Bugün tüm kadın cemiyetleri sustu.
    Bugün tüm palavralar ayyuka çıktı.
    Bügun İsrail'de bir kadının şortuna laf atılsaydı tüm STK'lar, tüm kadın cemiyetleri konuşacaktı.
    Ama o kadının başı kapalıydı.
    Bugün bir kadın haksız yere öldü.
    Haberiniz olsun!

    https://eksiup.com/p/62125323et79
  • Bir çoğumuzun, özellikle de çocukluğunu 80’ler ve 90’lar da yaşayanların severek takip ettiği çizgi film kahramanı, Alp Dağlarının sevimli kızı Heidi’yi hepiniz bilirsiniz.
    Peki Heidi yaz kış neden hep çıplak ayakla dolaşıyordu? İlk akla gelen, Heidi’nin özgür ruhundan dolayı ayakkabı giymeyi kendisinin istemediği yönünde. Ancak gerçek hiç de öyle değil, hatta şok edici...
    Heidi bir köle çocuktur ve dönemin İsviçre yasalarına göre köle çocuklar ayakkabı giyemez...
    Orijinal hikayenin yaratıcısı Johanna Spyri, 53 yaşındayken yazdığı Heidi yoluyla, 80’lere kadar İsviçre toplumunda konuşulması tabu olarak kabul edilen çıplak ayaklı çocuklar hadisesine dikkat çekmiştir.
    Peki nedir bu olayın aslı? Heidi’nin gerçek hikayesi ne?
    Heidi’nin gerçek hikayesi Verdingkinder diye anılan çıplak ayaklı çocuklar, amiyane tabirle köle çocuklar ile başlıyor.
    İsviçre’de gayri meşru olarak dünyaya gelen, anne babası hapiste olan, suç işlemiş yahut kimsesiz kalmış çocuklar kilise papazları tarafından onlara bakabilecek kişilerin yanına yerleştiriliyor ya da bir başka deyişle satılıyorlardı.
    Toplum tarafından dışlanan bu çocuklar çiftliklerde çalışmaları için kiralık olarak verilir veya şehir, kasaba merkezlerinde kurulan çocuk pazarlarında ev işlerinde kullanılmak üzere satışa çıkarılırlardı.
    Çocuklar satın alındıklarından itibaren onları satın alan kişinin vesayetinde sayıldıkları için, başlarına gelen dayak, işkence, taciz ve hatta tecavüz vakalarıyla hiç kimse ilgilenmezdi. Çünkü bu çocuklar toplumun gözünde iyi bir ailenin yanına yerleştirilerek kurtarılmış sorunlu çocuklardı ve şikayet etmek yerine kurtarıldıkları için sadece minnettar olmalıydılar!
    Ahırda hayvanlarla yatıp kalkmaya layık görülen, çuvaldan elbiseleriyle sadece ekmek yedirilen bu çıplak ayaklı çocuklar uzun yıllar boyunca İsviçre halkı tarafından kanıksandı, hatta öyle ki, bir çok aile bu çocukların ayakkabılı (normal çocuklardan) ayırt edilmesinde kolaylık sağladığından zavallı çocukların çıplak ayakla dolaşmasının daha uygun olduğunu düşünmekteydi!
    İsviçre toplumunun üstü kapalı olarak işlediği bu kölelik sistemi ilk bakışta çok uzak bir tarihe ait kötü bir anı gibi geliyor, ancak İsviçre’de Verdingkinder denilen bu kölelik sistemi, inanması güç bir şekilde 1981 yılına kadar tam olarak yasaklanmadı!
    Daha da kötüsü İsviçre devletinin, şuan hala hayatta olan bu insanlardan resmi olarak özür dilemesi ise ancak 2013 yılında mümkün oldu.
    İsviçre toplumunun garip bir şekilde kanıksadığı ve tepkisiz kaldığı bu olaya yükselen ilk sesler ancak yabancılardan geldi. Bir Rus doktorun, çalıştırıldığı çiftlikte ağır ve yoğun tecavüzlere uğrayan ve bunun sonucunda hayatını kaybeden bir erkek çocuk için resmi rapor hazırlaması bu olaya yükselen ilk seslerden biridir.
    Bu tür vakalarda doktorlar çoğunlukla ölü çocuğun ölüm sebebini görmezden geliyor ve üstünü kapatıyordu. Yani doktorun yaptığı bu eylem hiç rastlanan bir durum değildi. Sonuç olarak Rus doktorun hazırladığı bu rapor otoriterler tarafından dikkate alınmadı ve doktor farklı milliyeti yüzünden dışlandı. Bu olaydan sonra bazı kadın örgütleri ve sendikalar da çocuk kölelerin durumuna karşı seslerini yükselttiler. Ayrıca bazı yazarlarda bu olaya karşı tavır aldılar.
    Kendiside Verdingkinder adı verilen kölelik sisteminin kurbanı olan yazar Carl Loosli annesi ve babasını doğru dürüst göremeden 11 yaşına kadar çiftliklerde çalıştırılıp tacizlere uğramıştı. Yazarlık yaptığı dönemde başına gelenlere sessiz kalmadı ve bu konu üzerine yazılar yazdı.
    Ne yazık ki, İsviçre’nin tabu olarak kabul ettiği ve kanıksadığı bir sisteme çomak sokmaya çalıştığı için yazdıkları hiç bir zaman ciddiye alınmadı ve yaşadığı dönemde değer görmeyen bir yazar olarak kaldı. Ayrıca ünlü ressam Albert Anker de İsviçre yaşamını yansıttığı tablolarında çokça bu çıplak ayaklı çocuklara yer vererek, görmezden gelinen bu gerçeği tablo meraklısı zengin zümrenin önüne sermeyi amaçlamıştır.
  • Âşık Veysel’in kendisini terk etmiş ilk eşi Esme, köy bakkalına alışveriş için gider. Bakkalda Âşık Veysel, Âşık Ali İzzet Özkan ve hem Sivrialan’ın hem de çevre köylerin ileri gelenleri oturmaktadır.

    Muhabbette Âşık Ali İzzet Özkan ile Âşık Veysel diğer arkadaşlarıyla demlenir, sohbet eder. Esme, Âşık Veysel’i görmüştür, onun için de içeri girmeden, alışverişini işaretler aracılığıyla pencereden yapıp, evine dönmüştür.

    Daha sonra Âşık Veysel bakkal Mustafa’ya “Meyvenin sebzenin iyisinden verseydin bari” der. Mustafa “Kimse alışveriş yapmadı” diyerek konuyu değiştirmeye çalışır. Âşık Veysel “Peki camdan alışveriş yapan kimdi o zaman” diye sorar.

    Ortaköylü Tatığın Oğlu Ali Âşık Veysel’e “Şatıroğlu sen kör değilsin, sen bizi aldatıyorsun” der. Diğerleri de “Gelen kişi hiç konuşmadı, görmedin de, peki nasıl bildin Esme’nin geldiğini ve alışveriş yaptığını” diye Âşık Veysel’e sorarlar. Âşık Veysel çok duygusallaşır, kahrından elini masaya birkaç defa sertçe vurur ve ekler..

    "Onu kokusundan tanıdım, kokusundan...”
4 okur puanı
22 Mar 2017 tarihinde katıldı.

Şu anda okuduğu kitap

  • Bir Çay Kaşığı Toprak ve Deniz

Okuduğu kitaplar 2 kitap

  • Leyla ile Mecnun
  • Erken Kaybedenler

Yazarlarına göre okudukları

Okuyacağı kitaplar 11 kitap

  • Sessiz Savaş
  • Bin Muhteşem Güneş
  • Çernobil'den Sesler
  • Hristiyanlaşan Türkler
  • Son Tanık
  • Rusya'nın Kısa Tarihi
  • Yaradılışın Sırlarını Arayan Adam Kabalist
  • Gece Uçuşu
  • Bir Ömür Nasıl Yaşanır?
  • Dört Anlaşma

Kütüphanesindekiler 2 kitap

  • Kürk Mantolu Madonna
  • Erken Kaybedenler

Beğendiği kitaplar 1 kitap

  • Erken Kaybedenler
Okur takip önerileri
Daha fazla