Bazı miskin ruhlar başlarına gelen kötülükler yüzünden bütün dünyayı suçlu görürler. Azıcık bir merhamet, biraz sevgi onları değiştirip kötülüklerden döndürmeye yeter, çünkü içleri iyilik tohumları ile doludur.
Bizim de iyiliğin güzelliğin tutkusuna kapıldığımız olur ancak bu, her işimiz yolunda, düzeninde gittiği zamana mahsustur. En yüce idealler uğruna kendimizi feda etmeye hazırız. Evet feda etmeye… Yalnız bunların elimize zahmetsizce, gökten zembille iner gibi geçmesi şarttır, bedavadan, tamamen karşılıksız olarak… Vermeyi ne kadar sevmesek de almaya -ne olursa olsun- bayılırız. Bize dünyanın çeşitli nimetlerini sunun, çeşitli olsun aşağısı kurtarmaz, daima nabzımıza göre şerbet verin; o zaman biz de size ne kadar iyi olabildiğimizi ispat ederiz…
Ömrüm boyunca her gün, göğsümü yumruklayarak düzelmeye söz veriyor, her gün de aynı kötülükleri tekrarlıyorum.Artık anladım ki benim gibilere bir darbe, kement gibi boyuna geçiriveren, gücüyle bizi yenen tepeden inme bir felek sillesi gerek. Benim kendiliğimden kalkınacağım yoktu. Ama gök gürledi. Suçlamanın acılarına, apaçık rezaletine seve seve katlanıyor, acı çekmek istiyorum.Acı ile arınacağım!